31 Ağustos 2012 Cuma

Google aramaları

Miranda kerr hangi renk ruj kullanımı;sabit bir ruj kullandığını sanmıyorum.Acaba belli bir fotoğrafta yada çekimdeki rujunumu soruyorsun bilemedimki?

Bugün saçlarıma balyaj attırdım;iyi yaptın cnm,saçta renk değişikliği iyidir :)) ama ne aradığını anlayamadım ben.Ben sanki balyaj sevmiyorum artık.Daha çok gölge hoşuma gidiyor.

Obagi nu derm kaç hafta sonra yüzün güzelleşiyor; Obagi ürünleri cildi hafifçe soyup,yeni bir cilt ortaya çıkardığı için bir kaç hafta süreyle ürünleri düzenli kullanınca hafifçe soyulma olup sonrasında daha düzgün bir cilt ortaya çıkıyor.Ben Obagi'nin sadece nemlendiricisini ve güneş koruyucusunu kullandım ama annem tüm seriyi kullanıyor.Onsa soyulma olmadı.Her cilt tipi farklı reaksiyon verir biliyorsunuz.Ancak soyulma olmamasına rağmen bir sonraki hafta cildindeki değişimler başlamıştı.Gerçi şuan düzenli kullanmıyor ama düzenli kullandığında sonuç alması bir hafta sürdü.

Kusmak kilo verdirirmi;bu aramayla bloğuma uğranmasının sebebi yeme bozukluğu ile ilgili yazdığım yazıydı.Üniversite zamanımda bende yeme bozukluğu yaşamıştım.Kusmak evet kilo verdirir.Bir süre sonra Blumia hastalığına çevirir.Kişi elinde olsada olmasada yedikten sonra kusmaya başlar.Haliyle kiloda verilir.Ancak zayıflamak için onlarca sağlıklı seçenek varken kusarak zayıflamaya çalışmak en büyük hata.Ben bu yaşta hipertansiyon yaşıyorum.Sebebi bu hastalıktı.Kusarak kilo veren herkes ilerleyen dönemlerde sağlık sorunları yaşar.Aman diyorum.Sağlıklı beslenip,spor yapmak e güzel kilo verme şekli.






30 Ağustos 2012 Perşembe

Özge'nin mailine cevap.

Bloğumun takipçisi sevgili Özge geçtiğimiz günlerde bir mail ile cilt bakım,temizleme ürünleriyle ilgili fikir danıştı.Bende hem ona hemde diğer izleyicilerime fikir olsun diye şimdiye kadar kullanıp memnun kaldığım cilt bakım ürünleriyle ilgili bir yazı hazırladım.Umarım yardımcı olur.Önce Özge'nin maili:

Merhaba sitenizi yeni keşfettim, arada sırada internetim çektiği sürece incelemeye çalışıyorum.Hatta şu saç uzatan şampuanıda sizin sitenizden duydum hemen gittim aldım.Bir konuda yardımınıza ihtiyacım var cilt temizleme ürünleri almak istiyorum ne alacağımı bilemiyorum, bu konuda çok bilgisizim eczanelerin kandırmasından korkuyorum.Daha önce gittim analiz yaptırdım la roche,babe kullandım hiç memnun kalmadım.Ne tavsiye edersiniz?birde Miranda kerr'in kora adında çıkardığı cilt ürüleri var hiç duydunuzmu yada ondan Türkiye'de varmı?

Öncelikle dr.murad ürünlerinden başlayacağım.Eczanelerde satılan ve kaliteli ürünleri olan bir marka.Ben Ebru şallı'nın basında Dr.murad ürünleri kullandığını ve çok memnun olduğunu söylemesi ile denemekten ne çıkar diye düşünüp almıştım.Hatta kendisi markanın bir dönem yurtdışında yüzü oldu diye biliyorum.



Son resimdeki sol baştaki ürün c vitaminli yüz yıkama jeli.Ürün cildi iyi temizliyor ama ciltte makyaj varsa öncesinde mutlaka makyaj temizleyici kullanmak gerek.Tek başına makyajla birlikte cilt temizlemesine yetersiz kalır.Nemlendiricileri oldukça iyi.Bir hafta içinde ciltte daha dinç,daha pürüzsüz bir yapı oluşuyor.Ancak Dr. murad serisinde en beğendiğim ikinci fotoğrafta olan göz çevresi kremi.Kremi sürdükten sonra göz çevresi ve altları aydınlanıyor,özellikle göz altında koyulaşma,morluk olanların çok işine yarayacaktır.Bende öyle bir sorun yoktu ama yinede göz altlarım sanki aydınlatıcı sürmüş gibi oluyordu.Yüz yıkama jeli fena değil.Çok yağlı bir cildi temizlemeye yeterli değil bence,karma yada kuru ciltlere iyi gelebilir.Ancak daha iyi temizleyen markalar var diyebilirim.



Yüz yıkama jelini en çok beğendiğim ürün Dermalogica'da.Sol en baştaki yüz yıkama jeli.İlk yıkamada bile ciltteki etkisi fark ediliyor.Hassas ciltler için uygun.Parfüm yada renklendirici içermiyor.Öncesinde yine makyaj varsa makyaj için ayrı bir temizleyici gerektiyor.Yumuşak bir dokusu var.Küçücük bir miktarda kullanmak tüm yüz için yeterli.Markanın göz altı kremi oldukça yoğun tabii ben eye repair olan yenileyici özellikli kremini kullandım bunuda hatırlatayım.Bu sebeple yoğun dokulu ve yağlıydı.Benim göz çevrem kurudur bu sebeple çok iyi geldi.Yüz için nemlendiricileride oldukça güzel.Farklı serilerinden bir çok nemlendiricisini kullandım hepside bana iyi geldi.                



Yüz yıkama jelinden sonra üstteki fotoğrafta gözüken daily microfoliant'ı kullanmak cilde inanılmaz iyi geliyor.Her gün yüzü jelle temizledikten sonra avuç içine yarın çay kaşığı kadar döküp,bol suyla köpürtüyoruz.İçinde tanecik kalmayana kadar köpürttükten sonra yaklaşık bir dakika tüm yüze hafifçe ovuşturarak sürüyoruz ve bol suyla duruluyoruz.Göz çevresine gelmemesine dikkat diyoruz.Ürün ciltteki ölü derileri günlük olarak soyup atıyor ve cilde taze,parlak bir görünüm veriyor.Haftalık olarak peeling kullananlar peeling'in cilde ne kadar iyi geldiğini bilirler.Buda peeling'in biraz daha hafif versiyonu gibi.Çünkü cildi her gün düzenli olarak hafifçe soyuyor ve alttan gelen taze,dinç cildi ortaya çıkarıyor.En beğendiğim yüz temizleme ve cilt bakım serisi şuana kadar kullandıklarım arasında Dermalogica oldu.Bunu özellikle belirtiyorum.



Clinique ürünlerini de severim.Yüz yıkama jelni oldukça uzun bir süre kullandım.Makyaj için yine ayrı bir temizleyici kullanmak gerek.Hassas ciltler için köpük kıvamında kremsi temizleme ürünleride var.Yüz yıkama cildi iyi temizliyor.Gerçi Clinique ürünlerini kullananlar ya çok memnun kalıyor yada hiç memnun kalmıyor.Farklı cilt  tipleri aynı ürüne farklı tepkiler verebilir.Ben memnun kalmıştım,bu sebeplede uzunca bir süre kullandım.Ancak Dermalogica'ya geçince bu ürünü kullanmayı bıraktım.Yinede ürün hiç fena sayılmaz.Çok sorunlu yada aşırı yağlı bir cilt tipi yoksa temizlemesi yeterli gelecektir.Clinique ürünleri içinde en sevdiklerim peeling'i ve nem maskesi.

Hiç sevmediğim ve bir daha asla almam dediğim ürünü ise,cilde ışıltı katmayı vaad eden ancak o ışıltıyı içindeki milyon tane simle yaratmaya çalışan şu ürün oldu.Kendisi hem nem maskesi hemde peeling özellikli bir ürün.

Benim kullandığım cilt temizleme ve bakım ürünleri bunlar.İçlerinde temizleme ürünlerini en beğendiğim Dermalogica ürünleri.En iyi günlük peeling-microfoliant yine Dermalogica.Haftalık peeling Clinique,nem maskesi yine Clinique.Güneş koruyuculara bu yazıda yer vermedim ama Obagi'nin güneş koruyucusundan çok memnun kaldım.Günlük nemlendirici ve aynı zamanda 30 faktör koruması olan nemlendiricisinide beğendim.Bu arada unutulmaması gerekirki her kozmetik ürün her bünyede aynı etkiyi yaratmayabilir.Sonuçta cilt tipleri ve ihtiyaçları farklılık gösteriyor.Bana iyi gelen bir ürün başkasına kötü gelebilir.Ben genel olarak parfümsüz,renksiz ve alerji oluşturmayan ürünler kullanıyorum.Ancak yinede bir kozmetik ürünü almadan önce mutlaka tester'ını edinip bir süre kullanıp cildin ne reaksiyon verdiğine bakılması gerekir.Bu arada Miranda kerr'in çıkarttığı Kora organik ürünlerden oluşan ve henüz Türkiye'ye gelmemiş bir marka.Ancak kısa süre sonra Türkiye'de satılması bekleniyor.Umarım yardımcı olabilmişimdir,sevgiler :)

Bitenler


John frieda go blonder şampuan:JF ürünlerinin neredeyse tamamını kullanmışımdır.Bir çoğundan oldukça memnunum.Saçlarıma röfle yaptırdıktan sonra saç rengini hafifçe açan bu şampuanı kullanmaya başladım.Röflelerimin rengini bir iki ton daha açtı.Ancak şampuanı saçımdan duruladıktan sonra saçlarım biraz fazla kurudu,hatta hafifçe birbirine dolaştı diyebilirim.Bolca krem kullanıp bu sorunu hallettim.Avantajları ve dezavantajları bunlar.

Dermalogica dynamic skin recovery :Ürünün nemlendirmesi bana çok iyi geldi.Ben karma cilde sahibim ama dönemsel olarak cildim kuruya daha meyilli olur.Yağlı ciltler için biraz ağır gelebilir diye düşünüyorum.İçinde spf 30 güneş koruma faktörü var.Gündüz kullandığım nemlendiricilerde güneş koruması bulunması şart.Üründen genel olarak memnun kaldım.Şişenin pompalı olması sayesinde kremin içine parmağı daldırmak gibi anti hijyenik durumlara gerek kalmıyor.Dermalogica ürünlerini genel olarak beğeniyorum ama şuan içindeki etken maddeleri daha yüksek bir markaya geçiş yapıyorum yavaş yavaş.

28 Ağustos 2012 Salı

Günün makyajı


Bu makyaj içinYsl touche eclat kapatıcı,Golden lady boombastic maskara,Lancome le crayon khol noir siyah göz kalemi,Too faced glamour to go palet,Mac kirpik kıvırıcı kullandım.Evden çıkmak için 15 dakikam vardı.15 dakikada hem yüz hem göz makyajını bu şekilde tamamlayıp çıktım.Acelem olduğunda eye liner çekmiyorum.Malum kendisi emek istiyor,acele gelmiyor.En ufak hatada cırt diye bozulduğu için risk almadım ve göz kalemini sürüp pamuklu çubukla azıcık dağıttım.


27 Ağustos 2012 Pazartesi

T-shop alışverişi

Fatih'teki T-shop'a ilk defa girdik.Fiyatlarının gayet uygun olduğunu gördüğüm bir çok ürün vardı.Alınanların bazıları benim,bazılarıda annemin.


Bebak acıbadem sütü'nün makyaj temizleme mendilini ilk defa kullanacağım.Nasıl çıkacak merak ediyorum.Eskiler bebak acı badem sütünü pamuğa dökerek makyaj çıkarırlarmış.Anlatanlar çok memnun.Bende yeni versiyonu olan mendilleri deneyeceğim.Elidor'dan pek hoşlanmıyorum içeriğindeki paraben sebebiyle ama büyük boy şampuan ve yanında kocaman bir saç fırçası 7tl gibi bir rakama olunca aldım gitti.Rexona en sevdiğim deodorant ve roll on'um.Neredeyse her çeşidini kullanmışımdır.Oldukça memnunum.Terlemeyi önleme gibi bir etkisi yok ki olmasında zaten.Çünkü vücut teri atamazsa toksinleride atamaz ve bu hiç sağlıklı değil.Terleyip ter kokmamak daha önemli.Rexona ile ter kokmayı önlediğime göre benim için yeterli.Ayak havlularının tanesi 5 tl.Annem ucuz bulunca aldı.Cımbızda annemin.Diş fırçalarını genelde colgate seçiyorum.Çok kaliteli çıkıyorlar.Dişçimde öneriyor kendilerini.

24 Ağustos 2012 Cuma

Diş implantı yaptırdım

Epilasyon vs derken sıra geldi diş implantına:)) geçtiğimiz günlerde 'mecburen' yaptırdım.Benim gibi implant yaptırmak üzere olanlar için bilgi niteliğinde olsun istedim.Birazda korkulacak bir şey yokmuş demek için:)Sağ alt çenemde ameliyatla diş kökünden tümör benzeri bir şey çıkarılmış ve çekilmiş bir diş vardı.O dişin yerine implant yaptırmaya karar verdik dişçimle.İlk randevumda dişin röntgeni çekildi ve implant için tarih belirlendi.Operasyondan bir gün öncesinden antibiyotik kullanmaya başlamam gerektiği söylendi.İmplantın yapılacağı gün dişçiden telefon geldi''bu günkü randevunuzu hatırlatırız'' benden gelen cvap''hııı tamam''.Aradan bir kaç saat geçti bir telefon daha ''gelmiyormusunuz'' ben''antibiyotiği içmeyi unuttum'' bu cümledeki implant'tan korkuyorum o yüzden bir bahane uydurdum kısmındaki bahaneyi bulunuz.

Dişçi'' olsun ,çok sorun değil siz gelin''   ben'' gelemem,çünkü trafiğe yakalandım bla bla'' ve randevu bir kaç hafta sonrasına ertelenir.Ben yine bir bahaneyle kaçarım.Sonraki hafta yine bir randevu ve ben yine kaçıyorum.En sonunda annemin randevusu için dişçiye gittiğimizde dişçi beni yakaladı ve aldı eline röntgenimi bak dedi üstteki dişin aşağı çöküyor çünkü alt çenede boşluk var.Dahada yaptırmazsan 2 implant yaptırmak zorunda kalacaksın.İmplantın korkulacak bir şey olmadığını 15 dk'da biteceğini söyledi fotoğraflarla anlattı.Bir sonraki hafta tıpış tıpış gittim.Operasyon başlamadan 10 dk önce elektrikler kesildi.Yehhuuu dedim implant iptal.Ama öyle olmadı işte adamda jeneratör varmış.Jeneratörün belli bir çalışma süresi olduğu için apar topar operasyona girdim.Önce normal odada burun hizasından çene altına kadar tentürdiyot sürdüler.Moral olur diye özene özene yaptığım tüm makyaj gitti.Sonra tentürdiyot silindi ama yüzümü ellememem gerektiği söylendi.Mikrop kapmasın diye.Dişin takılacağı bölgeye,ve dil altına uyuşturucu iğne yapıldı.Sonra ameliyat odasına girdik,doktor benle uzun uzun konuştu korkmamamı,eğer ara vermek istersem elimi kaldırmamı söyledi.Operasyon başladı,ilk önce çene kemiğine bir delik açtı yaklaşık 10 dakika sürdü.Hiç acı hissetmedim.Sonra vidayı o deliğe yerleştirdi.O sırada jeneratörün enerjisi de bitti ve tamamen karanlıkta kaldık.Doktor ''neden bu kadar hızlı davrandığımı anladınmı şimdi dedi''jeneratörün son 15dk'lık enerjisinde olduğunu bildiğini için tüm operasyonu 15 dk'ya sığdırdı.Önce kendine güvenine sonra becerikliliğine saygı duydum.Sonuçta ters giden bir şey olabilir ve elektrik olmazsa cihazların hiç biri çalışmaz,ama adam 15dk süre içinde yaptı işte.En son işlem olan iyileşme başlığı ı phone'un ışığında takıldı.O sırada baya güldük.İyileşme başlığı bir kaç gün durdu.4 gün daha antibiyotiğe devam ettim.Operasyon sonrası hiç bir şişlik yada ağrı olmadı.Korktuğum kadar değilmiş yani.Operasyona gitmeden önce internetten implanttan ölen varmı diye araştırma yapıyordumda.İyileşme başlığının üzeri 2.gün diş etiyle kaplanmaya başladı,meğerse yumuşak dokular hemen kendini yenilermiş.Bu sebeple fazla geçirmeden geçici dişin takılması gerektiği söylendi.Yoksa vida ve iyileşme başlığı diş eti altında kalacaktı.

Bir hafta kadar sonra diş etiminde iyileşmesiyle geçici bir diş takıldı.O geçici diş takılıyken o tarafla çiğnemem yasaktı.Diş etinin içteki kısmı hala açık yara olduğu için.Bir kaç ay sonra ise tekrar dişçiye gittim,dişimin ölçüsü alındı ve gerçek dişim yapılıp takıldı.Şu an gayet uyumluyuz.Kendi dişlerimden ayırmıyorum kendisini.

Kısaca implant yaptırmaktan korkan arkadaşlara benim deneyimim bir yol gösterici olsun istedim.Umarım çekilmek zorunda kalan dişiniz olmazda hiç bunlara girmezsiniz ama mecbur kalınan noktada en iyi seçenek implant.Öyle korkulacak bir şeyde yok,operasyondan sonra ağrı kesici bile almadım.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Kim kardashian'ın makyajsız hali

Kim kardashian'ı nasıl bilirsiniz?aynen üstteki fotoğraftaki gibi değilmi.

 Ama pekte öyle değilmiş.Kendisinin makyajsız haliyle makyajlı görüntüsü arasında dağlar kadar fark var.Bol makyaj,takma kirpikler oldukça fark yaratıyor.Bu arada takma kirpiğin bu kadar çok yakıştığı bir göz yapısı görmedim diyordum.Çünkü tam oturan ve oldukça ince yapılı kirpikleri var.Uzunluğu haricinde doğal duruyor.Ama onlar takma kirpik değil ipek kirpik ve türevleriymiş.Yani kendi kirpiklerine monte ediliyor.
Kendisinin yıllık güzellik ve bakım masrafı 182bin tl olarak açıklanmış.Ayda yaklaşık 15.600 tl harcıyormuş bu rakamın içinde,özel spor hocası,cilt bakımı,her hafta yenilenen kirpikler,el ayak bakımı gibi rutinleri varmış.Bu arada poposu silikon-protez değilmiş.Geçen gün ailesinin ve kendisinin hayatını anlatan tv show'larını izlerken bir baktım bunlar kardeşlerini toplayıp röntgen çektirmeye gidiyor.Ama öyle ciğer filmi değil popo filmi için:))Neymiş efendim halk kendisinin poposunun gerçek olmadığını düşünüyormuş,oda röntgen çektirip içte silikon olmadığını gösterecekmiş.İzlerken bir süre ağzım açık kaldım,sonra normaldir dedim.Neticede hayatlarını tv showu olarak insanlara sunuyorlar.Yapımcılarda bunlardan her gün yeni bir olay istiyordur,izlenme oranı artsın diye.E ne yapıcaklardı evde mercimek çorbası pişirseler kimsenin ilgisini çekmez tabii.Kadında gitti popo filmi çektirdi.Bu ayda 15.600 tl mevzusuna gelirsek o paraya güzel olamayan beri gelsin diyor,sözü size bırakıyorum .

Miranda kerr'in makyajsız hali

Çok aradım ama Miranda kerr'in makyajsız haliyle bir tek bu fotoğrafı bulabildim.Bayan,erkek herkesin beğendiği model'in makyajsız halinide çok merak ediyordum.Makyajlıyken zaten afet-i devran:)) Buyrun bakın buda kendisinin makyajsız hali

Makyajsızda çok güzel bence,zaten asıl güzellik makyaj yokken anlaşılırmış.Takma kirpiklerle,kapatıcıyla kapanan cilt kusurlarıyla,fondötenle rujla hepimiz bakımlı ve güzel görünüyoruz zaten.Bu fotoğrafta çilleriyle ve makyajsız yüzüyle çok tatlı bence:) Eva longoria'nın makyajsız fotoğraflarına ilk baktığımda bu kadarmı farklı olunur demiştim.Miranda kerr'in fotoğraflarında ise bariz bir fark bulamadım.Siz ne dersiniz?

Bir dost istermisin?


15 Ağustos 2012 Çarşamba

Chicco bebek şampuanı

Bu şampuanı ilk önce köpüşümüz için almıştık.Kendisini başka bir şampuanla yıkadığımızda kepek sorunu yaşadı beyefendi:)) Annemin önerisiyle bebek şampuanı alıp bu sorunu ortadan kaldırırmıyız acaba diye düşündük.İyikide almışız çünkü kepek sorunu kalmadı.Sanırım şampuanın ph dengesi bebek cildine uyacak kadar hassas olduğu için kepek yada göz yakma sorunu olmadı.Ürünün yanındaki ıslak mendili hediye ettiler.Bu arada bu şampuan hem saça hem vücuda kullanılıyor.Arada duş jeli niyetine bende kullanıyorum:)) çok tatlı bir kokusu var.



14 Ağustos 2012 Salı

zo skin he alt obagi night repair plus







Obagi ürünlerinden çok memnun kaldığımı yazmıştım.Kozmetik perisi'nin okuyucu kitlesi her yaş grubundan olduğu için annemin kullanıp memnun olduğu ürünleride yazıyorum.Annem 46 yaşında.Bu üründe genelde olgun ciltler için tercih edilen bir gece kremi.Cilt gençken 30 günde bir kendini yeniliyor ncak ya ilerledikçe bu sürede uzuyor.Cildin kendini yenileme sürecini hızlandırmak için ürünün içinde retinol ve A vitaminin kullanılabilir bir formu var.Obagi ürünlerinin içeriğinde cilde etki eden maddeler çok yoğun oranda kullanılıyor,zaten genel olarak ürünleri çok beğenmemizin sebebide etken maddelerin yüksek oluşundan kaynaklanan cildi hemen toparlama özelliği.Cilt kendini daha hızlı yenilediğinde daha çok kollajen üretiyor ve sağlıkla parlıyor.Ürün iki gecede bir kullanıyor.O sırada hafif bir soyulma görülebilir bu iyiye işaret,çünkü cilt kendini yeniliyor demektir.Daha sonra ise her gece sürmeye başlayabiliyorsunuz.Ürün ince çizgi ve kırışıklıkları azaltıyor,güneşe hasarını azaltıp yaşlılık lekelerini hafifletiyor.Lekelerin rengini açıyor.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Saç spreyleri

Kozmetikle ilgili bir çok üründen bahsettim ama saç ürünlerine pek ağırlık vermiyorum sanki.Sık sık kullandığım saç spreylerini yazmak istedim.

İlki schwarzkopf titan look,kendisi oldukça sert bir sprey.Eğer benim gibi ince telli ve maşa yapıldığında hemen düşen bir saçınız varsa sorunu ortadan kaldırıcak bir sprey.Ultra tutucu ve sert olması sayesinde saçım gün boyu maşalı kalıyor.Ama spreyi fazla kaçırırsanız,kazık gibi saçlarla dolaşmanız an meselesi.

İkincisi yine schwarzkopf'tan Brillant glanz;bu spreyde oldukça sert ve tutucu.Genelde saçımın yapısı itibariyle bu özellikteki spreyleri kullanıyorum.Ama bu spreyde ekstradan bir özellik daha var.Saçı müthiş derecede parlatıyor.Yani çift etkili bir sprey.Hem saçı tutan,sert, hemde oldukça yoğun bir parlaklık veren ürün.Saç normalde parlakta olsa saç spreyi sıkınca o parlaklık oldukça azalıyor.Bu spreyle kaybolan parlamayı iki misliyle geri alıyoruz.

Üçüncüsü Loreal'den.Bu spreyde sert ve tutucu ama öyle böyle değil.Saçıma maşa yaparken sıkmıştım iki parmağım birbirine yapıştı ve çekince oldukça acıdı bende suyla yıkayarak temizledim.Anlayacağınız üzere fena derecede sabitleyici bir sprey.Çok az miktarda kullanılmalı,çünkü azıcık bir parçası bile parmaklarımı birbirine yapıştırdı.Ama sabahtan saç yapıp akşama kadar gün boyu kalsın diyorsanız bu spreyle o saçın gram hareket etmeyeceğini ve bozulmayacağını garanti ederim:)

10 Ağustos 2012 Cuma

Bioderma photoderm bronz,photoderm after sun.

Bioderma'nın makyaj temizleyicilerinden çok memnun olduğumu yazmıştım.Firmadan gelen u güzel sürpriz paket sayesinde şimdide photoderm bronz ve after sun ile tanışma fırsatı buldum.
Photo derm bronz 50 faktörlü yani yüksek güneş koruma özelliği var.Özel bir parfümlü yapıya sahip.Güneş yanıklarına karşı koruma sağlıyor.Hücresel hasar riskini azaltıyor ve kalıcı bir bronzluk sağlıyor.Yani güneşlenmek,bronzlaşmak istiyorum ama güneşin zararlı etkilerinden de korunmak istiyorum diyenlere biçilmiş kaftan:)



Photo term after sun ise;güneşten sonra cildi nemlendirip yatıştırıyor.Bronzluk süresinin uzamasını sağlıyor.Yetişkinlerde ve çocuklarda kullanıma uygun.Güneş kaynaklı erken yaşlanma riskini azaltıyor.Daha ne olsun değilmi?

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Watsons body spray



Watsons'ın kendi üretimi olan bazı ürünleri çok beğeniyorum.Bu sprey'inde kokusuna vuruldum desem yeridir.Deodorantların olduğu reyonda olunca üzerine bakmadan deodorant sanıp aldım.Eve gelince vücut spreyini olduğunu farkkettim.Yani terlemeyi önleyici bir etkisi yok.Sadece sıcak havada parfümle bunalmak istemeyenlere hoş bir alternatif olabilir.Çok makul bir fiyatı var.Bir kaç farklı çeşitten oluşuyor ve kokuların hepsi birbirinden güzel,ama en çok bunu beğendim.Kokusunu yaklaşık yarım saat kadar hissettim.Sonrasında ise ya burnum alıştı duymadım yada yok oldu.Spreylerin kalıcı bir etkisi olmasını zaten beklemiyoruz ama biraz daha uzun süre kokusunu alsam fena olmazdı hani.

3 Ağustos 2012 Cuma

Lazer epilasyon


Lazer epilasyon denemeyenlerin merak ettikleri bir konu.Geçen kıştan beri epilasyona gittiğim ve etkilerinide görmeye başladığım için artık konu ile ilgili bir yazı yazmak lazım diye düşündüm.Epilasyondan önce bildiğimiz yöntemlerle(ağda,jilet) istenmeyen tüy meselelerini hallediyordum ama bir çok kişi gibi bendede batık sorunu vardı.Bu batık çok fena bir şey onları çıkarmak için verdiğiz çaba sonucunda her yerini sivilce ve yara izleriyle doluyor.En sonunda bu böyle olmayacak deyip epilasyon yapan iyi bir yer araştırmaya başladım.Epilasyona gidecekseniz ilk önce iyi bir epilasyon merkezi bulmanız lazım.Hani hem güzellik merkezi adı altında hem cilt bakımı hem epilasyon hemde ufak çaplı estetik operasyon yerleri ben açıkçası çok güvenli bulmuyorum.Tabii işini yapan ciddi kurumları tenzih ederek.Bazı yerler bir tane epilasyon aleti alıp daha cihazı doğru kullanmayı bile bilmeyen birine insanları emanet edip iş yaptığını zannediyor.Bu gibi yerlere denk gelirseniz, sonuç olarak bir ton para verip,kıllarınızla mutlu mesut yaşamaya devam edebilirsiniz.
Ben sadece epilasyon yapılan,ciddi bir sağlık kurumunun güvencesi altında epilasyon yaptırıyorum.Sağda solda çok görüyoruz,epilasyon yaptırırken cildi yananları vs. Bundan korktuğum için çok araştırdım.Sonuç olarak şuan gittiğim merkezde karar kıldım.İyikide öyle yapmışım çünkü çok memnunum şimdiye kadar hiç sorun yaşamadım.Yaklaşık 5 seansta bacaklarımdaki tüyler bitti.Arada tek tük çok farkedilmeyenler kaldı ki onlar kalmaya devam edecek çünkü tüm tüylerin tamamen yok olması imkansızdır.Eğer gittiğiniz yerde size bir tane bile kalmayacak deniliyorsa inanmayın,bu imkansız.Koltuk altı bölgem biraz inatçı çıktı tüylerin %30 gibi bir kısmı hala duruyor onlar için devam edeceğiz.Herkesin vücudunda inatçı bölgesi farklı çıkıyormuş mesela bana epilasyonu uygulayan kızında bacakları bir türlü bitmek bilmiyor.İnatçı bölgeler daha fazla seans sayısıyla azalıyor.Bu arada gittiğiniz yerde size epilasyonu uygulayacak kişinin sertifkası olup olmadığına bakın.Epilasyon sırasında biraz acı duyuyorsunuz,hafif bir yanık acısı gibi.Herkesin ağrı eğişi farklıdır bende çok acı hissi olmadı ama annem epilasyona zor dayandı hatta bir ara yarıda bırakmayı bile düşünmüş.Annemin cildi çok hassastır,hassas ciltli olan ve ağrı eşiği düşük olanlar emla krem kullanarak acıyı büyük oranda azaltabilirler.











Kutunun içinden bu minik tüpler ve ortada pencere gibi gözü olan yapışkan bantlar çıkıyor.Kremi hassas bölgelere yoğurt kıvamında sürüp bırakarak üzerini streç filmle yada kutudan çıkan bantlarla kapıyorsunuz,yarım saat civarında uyuşuyor.Bacaklar için pek etkisi olmuyormuş,ben bacaklarıma denemedim ama diğer bölgelerde etkisi gayet iyi.Tamama yakın hissizlik oluyor geçici bir süre.Epilasyon işlemi bittikten sonra uygulama yapılan bölgelere kortizon içeren bir krem sürülüyor.Epilasyon bitip eve geldikten sonrada bepanthen plus sürün,antibiyotikli olduğu için kıl köklerinde iltihaplanma vs'ye karşı önlem almış olursunuz hemde bepanthen cildi yatıştırır.İşlemden sonra bir gün boyunca kızarıklık olacak,iki gün içinde azalarak geçiyor.Epilasyondan sonra eğer epilasyon yaptırdığınız yerler açıkta kalacak ve azda olsa güneş görecekse günelş koruma faktörlü krem sürüyorsunuz.Eğer bronzluğunuz varsa işlem yapılmıyor.Çünkü bronz cilde epilasyon ugulandığında leke bırakma olasılığı var.Epilasyon yaptırdıktan sonra bir hafta boyunca güneşlenmemek gerekiyor aynı şekilde lekelenmeden korunmak için.Gideceğiniz yerde cihazları sorun,araştırın öyle karar verin.Benim gittiğim merkezde Alexandrite cihazlar kullanılıyor.Bu epilasyonda en çok kullanılan cihazlardan biri.Yalnız Alexandrite yanlızca açık renkli cilt tiplerinde etki ediyor bunu unutmayın ve bu cihaz daha az acı duymanızı sağlıyor.Eğer koyu renk bir cildiniz varsa Alexandrite leke bırakabilir.Yani o bahsettiğim her türlü işlemi kapsayan bazı güzellik merkezleri tek tip cihaz alıp her cilt rengine ve kıl türüne aynı cihazı kullanıyor sonuç olarakta lekeli ve hala tüylerden kurtulmamış halde evinize dönüyorsunuz.Bu sebeple,uygulama yaptıracağınız yeri,cihazları,uygulamayı yapacak kişinin konuyla ilgili eğitim aldığını araştırıp gidin.

Rareblossom bronzlaştırıcı güneş yağı


Sabah ben uyurken kargo gelmiş.Annem ben kalkınca kargo olduğunu söylediğinde şaşırdım.Çünkü uzun zamandır internet üzerinden alışveriş yapmıyorum(alkışlıyoruzzzzz).Paketi açtığımda bu küçük kutu ile karşılaştım.Paketin yanında gönderdikleri mektubu okuyunca aslında bu küçük kutunun içinde ne güzel bir şey varmış öğrenmiş oldum.

Rareblossom Türkiye'nin ilk ve tek sertifikalı organik kozmetik markası.Organik ürünlere olan merakıma rağmen,marka hakkında bilgim yoktu.Bende biraz araştırdım.Ürünleri Avrupa'nın en saygın kuruluşlarından ECOCERT GREENLIFE serifikasına sahip.Cildimize sürdüğümüz ürünler büyük oranda emilerek dolaşım sistemimize karışıyor.Bu düşünüldüğünde ise organik beslenmek kadar organik kozmetik kullanmakta ne kadar önemli anlıyoruz.

Ürünün açıklamasında;
Havuç ve ceviz içeren bu bronzlaştırıcı gneş yağı,sağlıklı ve doğal bir şekilde bronzlaşmaya yardımcı oluyor.İçindeki organik bitkisel yağlarla cildi besleyip nemlendiriyor.Kalıcı bronzluk sağlıyor.
denmiş.
Henüz deneme fırsatım olmadı,güneşlendiğimde kullanıp yorumlarımı tekrardan ekleyeceğim.Organik ürünlerin,cilde cidden iyi geldiğini deneyimlemiş biri olarak daha bu ürünü daha denemeden ilk fikrimi söylüyorum bu kesin güzel bir şey çıkacak:))

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Blogum dergisi ağustos ayı sayısındaki yazım

Önceden duyurusunu yapmıştım,blogum dergisinin bu ayki sayısında 'yaz makyajı için ipuçları' başlığıyla(syf44) yayınlanan yazımı okuyabilirsiniz.Sevgiler:)