30 Haziran 2014 Pazartesi

Kötü makyaj yoktur,kötü fırça vardır!


Geçen gün arkadaşımla makyaj fırçalarıyla alakalı konuşuyorduk,bazı makyaj ürünlerin çok kötü olduğundan aldığı gibi çöpe attığından bahsediyordu.O çöpe attığı ürünler arasında benim severek kullandığım bazı ürünler vardı bu sebeple hayret ettim!  benim her gün kullandığım ve çok beğendiğim allık için pigmentsiz ve renk vermiyor demesi cidden tuhafıma gitti çünkü,o allığın pigmentasyonu ve yapısı çok iyiydi.Durumu anlamak için bir kaç soru sordum ve neden o gayet güzel allığın sadece onda kötü sonuç verdiğini anladık.Kendisi kötü fırça kullanıyor! aynen öyle,yani kötü bir fırçayla çok güzel ve kaliteli bir makyaj malzemesinden kötü sonuç almak kaçınılmaz gibi.Bu sohbetin devamı fırça tavsiyeleriyle devam ettiğinden buna blog'da da yer vermek istedim çünkü bir çok kişi fırça konusunda kararsız.

Ben fırçalar için şuan için Mac,ecotools,real teqniques,the balm ve sephorayı tercih ediyorum.Hepside kalitesine göre uygun fiyatlı olan fırçalar.Göz makyajı için sephora'nın sentetik fırçalarından oldukça memnunum,hatta bence sephora fırça konusunda en çok ''göz  makyajı grubunda''başarılı bana göre.Far fırçaları kıl gökmeden,ürünün rengini dağıtma ve tam olarak gösterme konusunda oldukça iyi.Ecotools'lar fırça kılı yapısı gereği daha yumuşak kıllara sahip ancak sephorayla kıyaslarsam ecotools'un fırçaları fırçaya aldığınız ürünün bir çoğunu kendi içine hapsediyor.Bu sebeple ecotools'lar genelde aydınlık verilecek kısımlar gibi küçük alanlarda işime yarıyor.Son zamanlarda ise hem kalitesi hem işlevselliği yüksek hemde indirim dönemlerinde çok ucuza gelen The balm far fırçalarına sarmış durumdayım.The balm'ın far fırçası ürünü içine hapsedip yutmadan,oldukça yumuşak ve dökülmeyen kıl yapısıyla far grubu fırçalarda çok işime yarıyor.



Cilt makyajında fondöten uygulamak için en sevdiğim ve yıllardır değişmeyen fırçam Mac 187 duo fibre.Duo fibre gözenekli ciltlerde,gözeneklerin görünürlüğünü azaltıp uygulanan ürünün cilde çok doğal yedirilmesini sağladığı için en sevdiğim.Cildinize ne uygularsanız uygulayın duo fibreyle maske görüntüsü ortaya çıkmıyor bu yüzden çok seviyorum bu fırçayı.Üsteli yine duo fibreyi doğal bir dokunuşla bitirmek istediğiniz allığınız içinde kullanabilirsiniz.Bir diğer fondöten fırçası ise real teqniques'ten,rt'in fırçalarıda gayet başarılı ancak fondöten uygulanması sırasında kesik uçlu fırçalar bazen ürünü fırçaya fazla aldığınızda yapay ve maskemsi bir görüntü verebilir.Bu yüzden kullanırken ürünü dozajında almak gerek ancak.




Pudra fırçası olarak Bella pier'in samur fırçası çok işe yarıyor.Gerçi bu fırçayı aldıktan sonra bir daha asla gerçek hayvan kılından fırça almayacağım dedim,almıyorumda.Önceden alınmış ve hala kullanılır durumda olduğu için duruyor.Pudra fırçalarını kabuki yapıda olanları mineral makyaj ürünlerinde sıklıkla kullanıyorum.Ecotools ve sephora pudra fırçaları genelde yapıları itibariyle oldukça iyiler.Ancak sephoranın fırçası yıkandıkça,pembe bir ren veriyor ve sıklıkla kıl döküyor.Bu yüzden her makyajda yüzümden pembe kılları toplamak durumunda kalıyorum ama fırçanın ürünü cilde dağıtması ve çift yönlü kullanımı çok iyi olduğu için hala elimin altında.Bu fırça ortadan ayrılıp geniş bir allık fırçası olarakta kullanılıyor.

Ben makyajda sıklıkla yazdığım bu fırçaları kullanıyorum,oldukça işime yarıyorlar.Sizin memnun kaldığınız fırçalar hangisi?

27 Haziran 2014 Cuma

Alix avien sexy black mascara


Günaydınn,bu gün blog'da Alix avien'in sexy black maskarası bizlerle olacak.Uzun zamandır Alix avien'in eye liner'ını severek kullandım,o eye liner'ın güzelliği bana referans oldu ve alix avien'in diğer ürünlerini de denemeye başladım.Sexy blac maskara ilk önce ambalajdaki dantel detayıyla zaten tüm bayanları cezbediyor,bence ambalaj tasarımında çok hoş bir görüntü yakalamış söylemeden geçemedim.Maskaranın fırçası oldukça tombul,bu tombik fırçalar ilk görünüşte insanda oldukça fazla dolgunluk verecekmiş gibi bir his uyandırıyor.Bende maskarayı ilk denemeye başladığımda baya dolgun ve hacimli kirpikler çıkacak ortaya diye düşünüyordum ancak öyle olmadı.Tombik fırçaya rağmen dolgunluk ve hacim etkisi hiç yok denecek gibi.Ancak uzatma kısmına gelince işin rengi değişiyor.

Alttaki fotoğrafta kirpiklerim maskara vs uygulanmadan fotoğraflandı,tamamen doğal halini görüyorsunuz.Benim kirpiklerim oldukça kısa ve hacimsiz.Hatta maskara vs uygulanmadığında kendi kirpiklerimin inceliğine hayret ediyorum diyim siz anlayın,o derece yani.Gerçi görünen yol klavuz istemez.Uzunluk konusunda da eh işte denecek yapıda olduklarından yıllarca kirpik uzatıcı serum vs ne bulursam denedim ama pek işe yaramadı.Bu yüzden istediğim etkiyi yaratacak bir maskara bulmak için belki 100 tane farklı ürün denedim yine olmadı.Sexy black'te bu konuda benim için eksik kaldı.Kirpikleri çok güzel uzatıyor ama hacim konusunda hiç bir etkisi yok.Bu yüzden benim gibi hem dolgunluk hem uzatma efekti isteyenler için çokta uygun bir ürün olmayacak diye düşünüyorum.


Kirpikleri oldukça dolgun ama sadece uzunluk isteyenler için ise gayet güzel ihtiyacı karşılayan bir maskara.Ürünün fırçası kıl yapıda olduğu için kirpikleri birbirine yapıştırmadan,uçlarda topak yapmadan uygulanıyor.Yalnızca fırçası fazla tombul olduğu için uygulama sırasında fırça üst göz kapağına sık sık değiyor ve leke bırakıyor,kullanırken bir kulak temizleme çubuğu yanınızda bulunsun.


Alttaki fotoğrafta maskarayı tek kat olarak uyguladım.Kirpiklerimi tek tek ayırması ve topak bırakmaması hoşuma gitti.Uzatma konusunda çok başarılı bir ürün olmasına rağmen dolgunluk vermediği için benim açımdan ara sıra kullanılacak ürünler grubuna girdi,gerçi gündüz makyajlarında sık sık kullanılır daha doğal bir görüntü oluşturuyor çünkü.Uzatma etkisinin başarısı gibi bir de hacim verseydi elimden düşmeyen bir ürün olurdu sexy black.


22 Haziran 2014 Pazar

Physians formula super cc pudra


Physians formula mineral makyajda en beğendiğim marklardan biri,ürün çeşidi çok fazla olmamakla birlikte satışa sundukları her ürün ciddi anlamda güzel.Son zamanlarda biliyorsunuz bir bb-cc krem,pudra serüveni başladı,etkileri sebebiyle herkesin beğendiği bu bb-cc içeriklerine Physians formula'da super bb ve super cc'siyle katıldı.Bu pudra bildiğimiz sıradan sadece kapatıcı amaçlı pudralardan biri değil.İçeriğindeki 30 faktör güneş korumasıyla güneş koruma faktörünün sadece krem formatlı değil toz formatlı ürünlerde de olması gerektiğini hatırlatıp iyi bir başlangıç yapıyor.Ürünün esas özelliği ton düzenleme ve ciltteki kızarıklıkları alma ancak bu super cc öyle güzel bir pudraki içeriğinde yaşlanma belirtileri ile savaşan bileşenlerde var.İnce kırışıklıkların görünümünü azaltıyor ve ciltteki ton eşitsizliğini silip süpürüyor.Ürünü tek başına sürüp kullanabileceğiniz gibi super cc krem'in üzerine'de sürebilirsiniz,o şekile uygulandığında kapatıcı etkisi çok çok yoğun oluyor.Ancak cidinizde çok ciddi lekeler ve kızarıklıklar yoksa bu super cc pudra kendi başına yeterli olacaktır diye düşünüyorum.




Pudra'nın içinde üç farklı tonda ürün var,bunlardan sarı ve mavi olanı ton farklılıklarını giderip cilde sıcak tonlarda bir renk veriyor.Yeşil ise kızarıklığı alıyor.Ürünü kullanırken kabuki yada bol kıllı bir pudra fırçasıyla uygulamak daha iyi sonuç veriyor.Ürünün alt kapağı açıldığında içinden aynası ve minicik bir fırçası çıkyıor ama o fırçayla uygulama yapmanızı pek tavsiye etmem çünkü ürünü cilde yedirme ve dağıtma konusunda çok başarısız.Ürünü uygularken bir miktar tozutma sorunu var ama zaten bir çok pudrada aynı durumla karşılaşıyoruz,en azından bu ürün ciddi anlamda güzel bir cilt oluşturduğu için o tozutmayı görmezden geliyorum.Bu arada herkesin bildiğini farz ederek Pshysians formula'nın mineral ürün grupları içinde ne kadar bu kadar iyi olduğunu ayrıca anlatmıyorum ama Physians formula içim yazdığım yazılardan biri şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz tıktık




19 Haziran 2014 Perşembe

Clinique nemlendirici maske



Clinique yılların değişmeyen cilt bakımı ve renkli kozmetik  markası olarak bir çok kişinin favorisi.Ben de bir dönem tüm cilt bakım ürünlerimi Clinique'den seçiyordum,zamanla yeni ürünler deneme isteğimden olsa gerek yavaş yavaş başka markalara geçtim ancak uzun zamandır hiç değiştirmeden kullandığım hatta cilt bakımı rutini haline gelen bir Clinique maskesi varki oda nemlendirici maske.Cildi hassas,kızarmaya ve nemsizlikten gerilmeye müsait ciltlerde hem yazın sıcak ve denizden,hemde kışın soğuk havadan oluşan kuruluk ve pullanmaya karşı birebir.Nemsiz cilt her daim sorun yaratıyor.Benim cildimde yanaklarım oldukça kuruyken t bölgem yağlı yani kurudan karmaya dönük bir cildim var.Yaz ve kış aylarında dönem dönem hep pullanıp kurumaya müsait hale geliyor,bende bu dönemlerde haftada bir kez mutlaka nem maskesi uyguluyorum.




Ürün renksiz,parfümsüz,kokusuz yapısıyla hipoalerjenik ve en hassas ciltler için bile kullanıma müsait.Yumuşacık hafif kaygan ve yağlımsı bir yapısı var.Cildin tamamına(göz çevresi hariç) iyice sürüp yarım saat kadar bekletiyorum,bu süre içinde cildim maskenin neredeyse tamamını emiyor!cildimde sadece parlak bir tabaka kaldığında ılık suyla yıkıyorum ve sanki tonlarca nemlendirici sürmüşüm gibi yumuşak ve nemli ama hiçte yağlı yağlı parlamayan cildim kendine geliyor.Ürünün ambalajında ani bir rahatlama ve toparlanma için sadece 5 dk bekletip yıkayın diyor,vakti olmayanlar için iyi bir alternatif.Diğer kullanım yöntemiyse 20 dk bekletip yıkamak ama be yarım saat bekletmeyi daha uygun buluyorum çünkü cildimde ne kadar çok kalsa o kadar iyi bir sonuç çıkıyor yıkayınca.


Normalde Clinique'nin klasik 3 adımlı bakım sistemi sonrası öneriliyor ancak ben cildimin kuru olduğu dönemlerde cildimi dahada kurutmayacak bir yüz yıkama jelinin ardından uyguluyorum,maskenin etkisinde bir azalma olmuyor.Ürünü ihtiyaç duyulduğu zamanlarda düzenli kullanmak çok önemli,yani bir kere yapıp bir sonraki uygulamayı 3 hafta sonraya ertelerseniz çokta faydasını göremezsiniz diye düşünüyorum.En az haftada bir uygulamayla ciltteki rahatlama ve nem oranındaki artış bariz olarak görülüyor.

18 Haziran 2014 Çarşamba

Oriflame the one makyaj koleksiyonu


Oriflame'nin yeni makyaj markası the one'la herkese merhahabalarr:) Geçtiğimiz günlerde Oriflame çok şık bir paketle,yeni markaları the one serisinden ürünler gönderdi:) Ürünler çok kaliteli ve oldukça pigmentli ,bu serideki sınırlı üretim olan renkteki ruja ayrıca bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim az sonra detaylı yazısını aşağıda okuyacaksınız ;)bu gün sizler için koleksiyonun şeker gibi duran rujunu ve ojesini deneyip yazdım.


 The one'ın sınırlı üretim renklerinden biri olan rujunun rengi nefis:) tam yaz için şeker gibi şirin bir pembe.Yapısı oldukça kaygan ve kolay sürülüyor,sanki hem ruj hem balm gibi bir yapısı var.Sürdüğümde dudaklarım oldukça kuruydu ama ürünle birlikte yoğun şekilde nemlendiğini hisettim.Bu açıdan benim için çok uygun bir ürün oldu.Rujun renginin kalıcılığı orta üzeri ve hafifçe pırıldayan bir yapıya sahip.Ancak bu pırıltılar öyle sim gibi değil çok küçük ve ince ince ışıldıyorlar .Doğal makyajlar için vazgeçilmez bir renk ;) Bu arada bu The one serisinin diğer ürünleri incelemek için orikatalog'u ziyaret edebilirsiniz.


Serinin yine şekerleri anımsatan nefis bir fuşya tonu olan ojesi ise yaz ayları için çok uygun renkte.Sunumun yapıldığı ambalajın fuşyasıyla aynı :) bu arada ürünler çok pigmentli demiştim yazının başında,bu oje'de tek katta bu rengi yani şişedeki rengi verdi.Opaklaşması için bir kat bile yetiyor yani.Serinin diğer ürünleri gelecek günlerde deneyeceğim,sizde oriflame ürünlerini merak ediyorsanız kataloglarını oriflame bağlantısından görebilirsiniz sevgiler ;)


16 Haziran 2014 Pazartesi

Yaz makyajı favorilerim



Yaz aylarının gelmesiyle kullandığımız makyaj ürünleriyavaş yavaş değişmeye,kendini hafif ürünlere bırakmaya başladı.Bende yazın cildimde fondötenler,sıvı aydınlatıcılar gibi terlediğim anda kaybolacak hatta daha kötüsü akıp kötü görünecek ürünlerden kaçıp sıcak havaya daha uygun ürünlerle yazı geçiyorum.Yaz makyajında aydınlatıcı olarak Nars albatros hafif altın rengi pırıltılarıyla favori aydınlatıcım,malum bronz cilde en yakışan renkler altın tonları oluyor.Allık olarak yeni keşfim en sevdiğim Make up for ever'ın sıcak havaya rağmen akmayan krem allığı.



Cilt makyajında ise Pshycians formula'nın mineral ton düzenleyici ve toz pudrası ise en sevdiklerim,sıcakta dahada yağlanan burun üzeri gibi bölgelerde mat bir görünüm yaratmada ustalar.Üstelik çok hafif yapılı ve cildimde birşeyler varmı yokmu anlamaıyorum bile.Bronzer olarak Essence'in blondes matte bronzer'ı en sık kullandığım bronzerlar arasında.Rengi sarışınlar için ağır kaçmayan ve ço koyu durmayan bu tam dozajında rengi olan bronzer'ı hem bronzer hemde allık kullanıyorum.



Ruj ve gloss grubunda flormar'ın casmire de luxe serisi ve maxx factor'ler hem renkleri hem yapılarıyla yaza çok uygun,Wet n wild'ın balm stain kalem ruju ise hem yazın kuruyan dudakları nemlendirdiği hemde rengini uzun saatler boyunca koruduğu için yaz için biçilmiş kaftan.Nars turkish delight gloss'u ise benim hem yaz hem kış en sevdiklerimden,bu renk sevilmezmi :)



Göz makyajında ise bronz cilde çok iyi uyum sağlayan Nars isolde far bir numaralı farlarımdan,hatta yazın isolde paletten başka bir far olmasa hayır demem.Sizin yaz favorileriniz neler ? :)

14 Haziran 2014 Cumartesi

Bioderma photoderm bronz brume


İşte nihayet yaz geldi! :) her nekadar güneşin zararlı etkilerini gayet iyi bilsemde bronz cilde bayılıyorum ve bu sebeple güneşleniyorum.Cildim beyaz bu yüzden fazla güneşlendiğimde güneş lekeleri,çiller vs oluşuyor.Benim gibi açık renk cilde sahip olanlar aslında güneşlenmemeli yada güneşten çok iyi korunarak güneşlenmeli.Ben eskiden en azından çil ve güneş lekesi olmasın diye güneşlenmeden 30 dk önce spf 50 faktör krem-losyon kullanırdım bu yüzdende bir türlü bronzlaşamazdım,koruyucu krem sürmesem bu seferde çil oluşuyor ne yapsam ne yapsam derken tam benlik bir ürünle tanıştım bioderma photoderm bronz spf 50.Bu ürün güneşe karşı yüksek koruma faktörü sağlarken cildi hızlı bir şekilde bronzlaştırıyor.O nasıl oluyor demeyin denedim gördüm gayette oluyor:)) Bu güneş koruyucu ürün bildiğimiz krem-losyon formatındaki koruyuculardan değil.Spreyli şişesinden yağ gibi ama yağdan hafif,kıvamlı bir sıvı çıkıyor.Bu sıvı hem güneşin zararlı etkilerine karşı yüksek koruma sağlıyor(böylece güneş lekesi,çil oluşmuyor)hemde cildin doğal bronzlaşma süresini hızlandırıp birde üzerine bronzluğun kalıcılığını arttırıyor.Ben bu ürünle güneşlenme sezonunu çoktan açtım:) şuan bronzlaşma yolunda hızlı ve emin adımlarla gidiyoruz.Bu arada bu fotoğrafı çektiğim gün terliklerimi evde unuttuğum için çimenlere çıplak ayakla bastım ve çimenlerin üzerindeki arılardan biri ayağımı soktu! o anda elimdeki güneş koruyucu,şezlong minderi,kitap ne varsa hepsini ayrı yere fırlatmışım :))) küçücük arının bu kadar can yakacağını bilmezdim.Bir haftada da koca ayak olarak gezdim.

Ürünümüze dönersek,hafif yağ kıvamında demiştim ancak bu ele yapışan yada ciltte vıcık vıcık kalan bir yağ değil tam tersine hızla emildiği için sürdükten sonra rahatsızlık vermiyor.İçinde oksitokrilen yok,suya dayanıklı ancak sudan çıktıktan sonra tekrarlanmasında yarar var.Bu arada güneş korumada yüze ayrı vücuda ayrı sürelen zahmetli ürünlerden pek hoşlanmıyorum,bu ürün hem yüze hem vücuda uygulanabilir hafiflikte olduğu için sivilce vs korkusu olmadan yüzede sürülüyor.Yazın güneş lekesi ,çil olmadan bronzlaşmak isteyenler için çok iyi bir ürün ;)

12 Haziran 2014 Perşembe

Marilou bio exfoliant yüz scrub'ı /organik sertifikalı ürünler


Merhabalar,nasılsınız?bugün blogda organik içeriğe sahip olan bir marka Marilou bio bizimle olacak.Marilou bio %99 bitkisel ve organik içeriğiyle tamamen ''temiz içerikli''kozmetik kullanmak isteyenlerin yeni favorisi olacak gibi.Çünkü marka hem güvenilirliğini Ecocert referansıyla kanıtlıyor hemde fiyatları çok ulaşılabilir durumda.Ben henüz tüm kozmetik ürünlerimde organik yada temiz içeriğe sahip ürünlere geçiş yapmasamda bir çok ürünü yavaş yavaş bitkisel ve zararlı kimyasal olmayanlarından seçmeye çalışıyorum.Gerçi hala aldığım ve kullandığım bazı ürünlerde zararlı kimyasallar ne yazıkki var ama elimden geldiği kadar dikkat etmeye çalışıyorum.



Marilou bio'nun ilk olarak exfoliant'ını denemekle başladım,hali hazırda exfoliant ihtiyacım varken bu ürünle başlamak iyi oldu.Ürün %99 organik içeriğe sahip.%26'sı ise biyolojik tarım yöntemiyle elde edilmiş bitkilerden oluşuyor.İçeriğinde susam,she yağı,organik mine çiçeği özü var.Ürünü ıslak cilde uygulayıp 2-3 dakika kadar masaj yapıyoruz.Sonrasında bol su ile durulamak yeterli oluyor.Aslında ambalajda markanın yüz scrub'ından sonra earındırıcı maskesini kullanın diyor ama exfoliant zaten içinde çok minik granüller barındırıyor ve cildi ölü hücrelerden arındırıyor.Bu sebeple hem scrub hem arındırıcı maskeyi aynı gün kullanıp cildi yormak bence gereksiz.Bu exfoliant zaten cildi arındırma konusunda oldukça başarılı.Gerçi cildi oldukça yağlı ve siyah nokta sorunu yaşayanlar için uygun olabilir ama normalden karmaya dönük ciltler için biraz yorucu olacağını düşünüyorum.Tamamen kokusuz ve hafif yeşilimtrak renkte bir exfoliant, bu renkte sanırım içeriğindeki bitkisel özlerden kaynaklanıyor.Ürün ciltteki ölü hücreleri temizleyip,arındırıyor.Kullanım bittikten sonra cildin daha parlak ve daha yumuşak olduğunu gözlemleyeceksiniz.Tabii düzenli kullanım şart.

Ürünü Gratis'lerde bulabilirsiniz,gratis'in organik ürünleride satış yelpazesine eklemesi bence çok güzel.Birçok dermokozmetik ve organik ürün çok ulaşılabilir değil ve fiyat açısından yüksek sayılır.Ancak gratis hem fiyatıyla ulaşılabilir hem bulunabilirlik açısından bu konuda büyük kolaylık sağlıyor.Ürün 75 ml'lik ambalajında satılıyor,fiyatını çok net hatırlamıyorum ama 25-30 tl arasıydı sanırım.Hem organik hem uygun fiyatlı bir ürün olduğu için denenmesi gereken ürünlerden ;)

11 Haziran 2014 Çarşamba

Make up for ever lipstick


Bir önceki yazıda Sephora'dan aldığım Make up for ever cream blush'tan behsetmiştim,aynı alışverişte alınan yine MUF ürünü bir lipstick'le merhaba diyorum :)Bu ruju ilk denediğim anda tek kelime çıktı ağzımda ''waaooowww'' bu kadar güzel bir vişne çürüğü tonu olamaz dedim.O kadar sevdimki o anki makyajım bu renkte ruja hiç uygun olmadığı halde dudağımda denediğim ruju hiç silmeden güne devam ettim.Tonu hem açık renk tenlilere hemde esmerlere yakışacak bir renk.


Rujun yumuşacık,anında sürülen kaygan bir yapısı var.Uygulama konusunda hiç sıkıntı yok.Ancak bunun gibi koyu tonlarda ruj sürerken dudak hattının bozulmaması için aynı tonda dudak kalemi kullanmak daha iyi sonuç verecektir.Ben rujun doğal keskin hattını henüz bozmadığımda keskin tarafını kalem gibi kullandım bu yüzden ayrıca kaleme gerek kalmadı.Bu arada ruju,bir önceki yazıda olan cream blush'la kombinledim.Şeftali tonlarında allıkla güzel durduğu gibi bronz tonda allıklada harikalar yaratıyor.



Rujun pigmentasyonu çok yüksek,öyleki bir kere sürüp üzerine yemek yiyip bir şeyler içtiğim halde hala dudağımdaydı.Hatta gün içinde hiç tazelemedim,akşam eve geldiğimde ruj tabiiki hafiflemişti ama bu seferde dudaklarımda çok doğal bir vişne tonu duruyordu.

10 Haziran 2014 Salı

Make up for ever cream blush


Geçen gün Sephora'ya gittik,gittiğimizde aklımda allık almak hiç yoktu.Sadece ruj alıp çıkacaktım güya,ama Sephora'nın suları tehlikeli sular.Her nekadar bu sefer kazasız atlatacağım desemde Sephora kazazadesi olarak çıkmış buluyorum kendimi.Neden derseniz dolaplar dolusu kozmetik ve renkli kozmetik öylece beklerken hala almak niye? ama bu sefer kanıma annem girdi.Bak bunun rengi sana çok yakıştı,bak bu renk jokerdir hep sürersin diye diye nihayet aldırdı.Orda da söyledim anneme keşke seni make up for ever'da satış danışmanı falan yapsalarmış kesin satışlar ikiye katlanırdı diye.Bu rengi hiç beğenmemişken ve aklımda hiç allık almak yokken nasıl aldım bilmiyorum ama daha ertesi günü aldığıma o kadar memnun oldum ki bu sefer anneme iyiki aldırdın diye teşekkür ettim :))Neden iyiki aldım çünkü,renk benim gibi açık renk ciltlere cuk oturan doğallıkta ama bir yandanda ben burdayım diye kendini belli eden nefis bir renk.



 Ambalajda her ne kadar turuncumsu kırmızı gibi dursada az az uygulandığında koyu şeftali tonlarında bir renk çıkıyor.Krem allıkların bir çoğunda yaşadığım o ilk bir kaç saatte uçup gitme durumu bu allıkta hiçmi hiç olmadı.Saatlerce yüzümde ilk sürdüğüm gibi kalıp,tazeleme problemi çıkarmadı.Bende diyordum bu ambalaj küçücük ,2.8 gr bir ayda biter diye ama çok az miktarlarda kullanıldığı için sanırım bir kaç aydan fazla(her gün kullanıldığında)gider.Pigmentasyonu çok yüksek,bu yüzden minicik miktarlarda alıp uygulamak gerekiyor.


Normalde krem allıkları duo fibre fırçalarla uygulamaktan yanayım ama yeni taşındığımızdan benim ''kozmetik'' etiketli kolilerimin bir kısmı henüz açılmadı ve fibre fırçam piyasada olmayınca eskiden fibremi vardı diyip allığı parmaklarımla uyguladım.Gayet güzel,homojen bir görünüm aldı.Parmaklarımla uyguladığım için aslında eşit dağılmayacak nokta nokta kalacak diye korkuyordum ama o kadar yumuşak ve kaygan bir yapısı varki eşit dağılması için fırçaya hiç gerek kalmıyor.Aynalı kutusu sayesinde çantaya at,gerektiğinde şip şak kullan ürünlerden biri.




9 Haziran 2014 Pazartesi

Konjac sünger


Merhabalar,yeni haftaya cilt bakımı rutininin vazgeçilmezi ''temizlik'' ile girelim istedim.Bu yüzden klasik cilt temizliğinde kullandığım ve çok beğendiğim konjac süngeri bu gün bloga konuk ettim.Eskiden cildimi yıkarken,The body shop'un cilt fırçası ile yıkardım.Fırçalarda cilt temizliği için iyi sonuç veren ürünlerden biri ama zamanla cildimin hassaslaştığını ve daha yumuşak bir şeye ihtiyaç duyduğunu hissettim.Bu yüzden son zamanların favori ürünü Konjac süngeri denedim.Bu aralar bir çok yerde konjac sünger'den bahsediliyor,bir çok kişi kullanıyor ve şimdiye kadar hiç bir olumsuz yorumla karşılaşmadım.En hassas cilde sahip olanların bile cildini hırpalamadan derinlemesine temizleyen bir ürün bu konjac sünger.


Nedir bu konjac derseniz,kendisi bitki liflerinden üretildiği için %100 doğal bir ürün.Sentetik olmadığı için kullanım ömrü 3 ay gibi bir süre.Süngerin her cilt tipine göre farklı renklerde türü var.Mesela bendeki yeşil çay özlü olan yeşil konjac siyah nokta ve yağlanma eğilimli ciltler için olanı.Normal ciltler ve karma ciltler içinde farklı türleri bulunuyor.Yumuşacık ve kendinden nemli olan bu sünger o kadar yumuşakki bebek cildi temizliğinde bile kullanımı tavsiye ediliyor.Bence bu süngeri fırça benzeri diğer cilt temizliği ürünlerindne ayıran en önemli özelliği birincisi doğal olması,ikincisi ölü hücreleri temizleyip peeling yapması,üçüncüsü sivilce oluşumu yapan bakterileri arındırması ve son olarak masaj etkisiyle kan dolaşımını hızlandırıp cildin kendini yenileme hızını arttırması.


Aslında paketinde konjac'ı yüz yıkama jeliyle kullanabilirsiniz desede bu süngerin ömrünü bir parça kısaltıyor.Ben köpük olmadan temizlik hissini yaşayamadığımdan yüz yıkama jeliyle kullanıyorum ama süngerimin ömrü uzun olsun zırt pırt değiştirmiyim diyenler jelle yıkayıp duruladıktan sonra sadece suyla ıslatıp kullanabilirler.Süngeri kullandıktan sonra suyunu iyice sıkıp üzerindeki ipinden asarak kurumaya bırakmak gerekiyor.Islak halde bırakırsanız buda süngerin ömrünü çok kısalatacaktır.Sünger kuruyunca küçülüp,nemli halini bir parça kaybediyor bu yüzden kullanmadan önce biraz ıslatıp öyle uyglamak lazım.Ürün ilk çıktığında sadece yurtdışı alışveriş sitelerinde bulunuyordu ancak şuan aradığınızda farklı farklı bir çok yerden edinme şansınız var.Benim süngerimi Match kozmetik'ten 12.50 tl fiyata bulabilirsiniz.

8 Haziran 2014 Pazar

Yves rocher green tea duş jeli


Selamlar umarım herkes iyidir :) bu gün blog'da bir çok ürününü severek kullandığım Yves rocher duş jeli bizimler olacak.Yves rocher'i sevmemin esas sebebi ürünlerinin çoğunun temiz içerikli olması aslında,yani paraben ve türevlerini içermeyen ürün seçeneklerinin bol olması en güzeli.Gerçi her zaman her üründe ürün içeriğinin temiz olup olmaması konusuna maalesef dikkat edemiyorum ama içerik temizse içim daha rahat kullanıyorum.Yves rocher bir çok şampuan ve duş jelinde bulunan zararlı kimyasal paraben'i duş jellerine ilave etmeyerek nede güzel bir şey yapmış öyle değilmi? :) Dünya bahçeleri serisinden olan bu duş jellerinin bir çok farklı türde ve kokuda ürünü var ancak blog'daki misafirimiz yeşil çaylı olanı.Yeşil çay içeriğinden dolayı diğerleri kadar şekerli ve güzel bir kokusu yok ama yeşil çay faydalı olduğundan dolayı bu duş jelide sevilenler arasında.İçeriğindeki temizleyiciler tamamen bitkisel olduğu için güvenle kullanılabilir.Serinin diğer ürünleri ise banyoyu misler gibi kokutacak kadar güzel:)diğer ürünlerede göz atmanızı tavsiye ederim.

7 Haziran 2014 Cumartesi

Wet n wild balm stain


Geçtiğimiz günlerde katıldığım Gratis'in Wet n wild lansmanında hediye edilen ürünlerimiz arasında balm stain kalem rujlardan da vardı.Wet n wild'ın bir çok ürününü çok beğendim ama kalem rujlarını ayrıca çok beğendiğimi eklemezsem olmaz.


Balm stain's Lady and the vamp rengini denim ve bayıldım! :) Ürünün ilk ve en önemli özelliği dudakları yoğun şekilde nemlendirmesi.Benim gibi dudakları kuru olduğu için ruj sürmeden önce ayrıca nemlendirme gereken dudaklarda bile anında yumuşatma etkisi var.Nemlendirmesi süper,uzun sürede bu nemli his devam ediyor.Kalıcılığı ortanın üzerinde,nemlendirme özelliği sağlayan kısım sona erdiğinde bile kalem rujun rengi ilk sürdüğünüz kadar olmasa bile bunun bir tık altında hala dudaklarınızda görünmeye devam ediyor.


Fiyat olarak uygun,performans olarak güçlü bir ürün olduğu için kesinlikle tavsiye edilir :)

5 Haziran 2014 Perşembe

Wetnwild Gratis'te!


Selamlar,umarım herkes iyidir :) hafta sonuna girmeden hemen önce güzel bir lansman yazısıyla başlayalım istedim.Geçtiğimiz günlerde Türkiye pazarına giriş yapan ve merakla beklediğimiz Wetnwild Gratis mağazalarında satışa sunuldu.Bizlerde markanın lansmanına davet edildik.Wetnwild ürün yelpazesi çok geniş ve oldukça uygun fiyatlı satış yapan markalardan biri.Markanın en çok satan ürünleri arasında ojeleri ve kaş kitleri çok meşhur.Kaş kitlerini denemenizi özellikle tavsiye ederim beğeneceğinize eminim(ilerleyen günlerde blogda olacak)



Ürünlerin olduğu masanın hemen yanında makyaj masası bölümü vardı,o bölümde isteyenlere Wetnwild ürünleriyle makyajlar yapıldı.Ben gitmeden önce makyajımı yaptığım için uygulamaya girmedim ama uygulama yaptıranlarıda rahat bırakmadım:))



Yapılan makyaj uygulamaları nefisti,alt fotoğraftaki göz makyajının güzelliğine bakarmısınız,renkli eye linerla yapılan bu göz makyajı bu yazın trendi olacak haberiniz olsun.Yani renkli eye liner stoklamaya başlıyoruz:))


Ürün yelpazesi çok geniş olan Wetnwild'da ben en çok oje koleksiyonunu,kaş kitlerini ve kalem rujlarını beğendim.Diğer ürünlerden nefis saydıklarımı tek geçerim.



 Wetnwild Türkiye pazarına Gratis'in distribütörlüğünde geldiği için Wetnwild standlarını gratis'lerde bulabilirsiniz,gittiğinizde standa uğrarsanız kalem rujları ve kaş kitlerini deneyin neden bu kadar beğendiğimi anlayacaksınız.




 Bu arada lansmanın en güzel yanı canımın içi serap'cığımla bu vesileyle görüşmemiz oldu,serap blog dünyasının en iyi kalpli,en güzel meleklerinden biri bana göre:)



 Wetnwild oje koleksiyonu ve pigmentli farlar tarafımdan mıncıklanarak çok beğenildi :) Merakla beklediğimiz Wetnwild'ı türkiye'ye getirdiği ve bu güzel lansmana davet ettiği için Gratis'e teşekkürler,sevgiler :)