28 Şubat 2016 Pazar

Ipana Perfection ile Gülüşünü Göster


Merhaba Kızlar,

Bembeyaz bir kış geçirdiğimiz şu günlerde dişlerimizin beyazlığından da ödün vermemeliyiz. Bildiğiniz üzere hepimiz gibi ben de dişlerimin beyazlığına ve kusursuzluğuna çok özen gösteriyorum. Çünkü beyaz dişlerimizin sergilendiği özgüveni yüksek bir gülüşün hayatımızda açamayacağı bir kapı yok. Sözü uzatmadan, yeni ürünlere olan ilgimi hepiniz biliyorsunuz. son günlerde marketlerde ve televizyon kanallarında sıklıkla denk geldiğim yeni bir diş beyazlatıcı ürünü denemek ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Ipana Perfection isimli bu ürünü hemen reklamlarda gördüm diye almak yerine marka ile ilgili bir ön araştırma yapmak istedim. Öncelikle İpana ismi bir Türk markasını anımsatsa da PG (Procter and Gamble) tarafından üretilen ve Amerika’da Crest adıyla pazarlanan Amerika’nın en yaygın diş macunu markasının sadece isminin değiştirilmiş hali olduğunu öğrendim. Aynı zamanda dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten firmalarmış. Ürün ile ilgili araştırmalarıma devam ederken, İpana’nın Türkiye’de diş hekimleri tarafından en çok kullandığı ve desteklediği marka olduğunu da kulaktan duyma değil gerçek veriler üzerinden gördüm.



Marka ile ilgili tatmin edici araştırmamdan sonra gelelim yeni ürünleri, White Perfection’a. Ürünün vaad ettikleri çok iddalı. İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu olduğunun belirtilmesinin yanında yeni geliştirilen teknolojisi ile diş minesine zarar vermeden 3 günde dış yüzeyindeki lekelerin tamamını temizlediği belirtiliyor. 3 gün gibi kısa bir sürede bu kadar hızlı bir etkinin olabileceğine başta pek imkan vermedim. Ancak markaya yaptığım araştırmadan sonra güvenim oluştuğu için alıp denemek istedim.

Açık konuşmak gerekirse ürünü kullanmaya başladıktan sonra çok şaşırdım. Çünkü ürün iddasını fazlasıyla yerine getiriyor. İlk kullanımımdan itibaren dişlerimin üzerinden lekeleri çıkardığını farkettim. Yalnızca bana öyle gelmediğinden emin olmak için aileme de sordum, onlar da beni desteklediler ve fark olduğunu söylediler.

Leke çıkarmasının yanında tadı da çok hoşuma gitti. Keskin bir nane ferahlığı veren tadı damağımdan, kokusu ise nefesimden uzun süre gitmedi açıkcası. Diş minesine hiç bir zarar vermemesi ise çok önemli bir özellik.

Ürün benden tam not alınca yan ürünlerinin de faydası olur diye düşündüm ve ağız bakım suyunu da aldım. Bu ürün de beni çok memnun etti. Oral-B  3D White Luxe ismiyle satılan bu ağız bakım suyu, diş macununun etkisini tamamlar seviyede. Bildiğiniz gibi diş fırçası ile her yere ulaşmak mümkün olmuyor, ancak ağız bakım suları diş fırçasının ulaşamadığı noktalara ulaşabiliyor.



Alırken farketmemiştim sonradan ağız suyunu almak için gittiğimde farkettim. İpana markası ürününe fazlasıyla güveniyor olmalı ki memnun kalmamamız halinde paramızın 2 katını iade ediyor. Açıkcası ben çok memnun kaldığım için iade etmeyi düşünmüyorum ancak sadece deneme amaçlı satın almak isteyen arkadaşlar için çok iyi bir uygulama olmuş.

Sonuç olarak güvenilir bir markanın şaşırtıcı derecede etkili bu ürünlerini kullanmaya başladım ve sizlere de tavsiye etmek istedim. Bence mutlaka denenmesi gerekli bir ürün. Bembeyaz gülüşlü günleriniz olsun!

Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!



Ağız bakımı ile ilgili detayları öğrenmek isterseniz www.agizbakimuzmani.com linki inceleyin derim.

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

Sevgiler,

İçerik Kaynak: http://www.tugbatunckaya.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Loreal false lash architect maskara


Aradığım tün özellikleri birarada bulunduran bir rimel hala bulamadığım için yeni rimel ler deneyerek arayışa devam ediyorum.Bu gün Loreal false lash architect bizlerle olacak.False lash architect rimel 'i ilk denememde çok ıslak bulup bir süre kullanmadan bir köşede bıraktım.Rimeller açılıp hava aldıktan sonra beklerken bir miktar kururlar ya hani işte o etkiyi sağlamak istedim.

Bir süre sonra tekrar denedigim de ise hafifçe o ıslaklığı kaybedip daha istenilen kıvama gelmişti. Fırça'nın arkadan öne doğru incelerek uzanan ,ince kıllardan oluşan bir yapısı var
Rimel fircalarinda kil yapısını plastik ürünlere tercih ediyorum çünkü plastik uçlu fircalarin neredeyse tamamı hafiften olsa kirpiklerde yapış yapış bir görüntüye sebep oluyor.



Kıl fırçanın verdiği tek tek ayırma durumu oldukça güzel,herhangi bir yapışma yada kirpiklerde topaklanma yapmadı.Bu özellikleri bakımından çok sevdiğim rimel biraz daha dolgunluk veren yapıda olsaydı benim aradığım dolgunluk-uzatma-yapışmama üçlüsünü tamamlamış ve en sevdiğim rimel olacaktı ama yine birşey eksik kaldı maalesef.
Tabii bu benim için geçerli olan bir durum,eğer kirpikleriniz yeterince dolgunsa sadece uzatma efekti arıyorsanız harika bir seçim olabilir.Tek tek ayırdığı kirpikleri topaklanmadan uzatan bu rimel birçok kişi için biçilmiş kaftan olsada benim için yeterli olmadı.Bu arada deneyip sevdiğiniz,uzatma-dolgunluk-tek tek ayırma vaadlerini yerine getiren rimel olarak ne tavsiye edersiniz?


                                                  

25 Şubat 2016 Perşembe

İnstitut Esthederm Hyaluronic serum



 Hyaluronic asit kullanmaya başlayalı yaklaşık 4 ay oluyor ve cildimdeki değişimi,olumlu etkilerini görünce cilt bakım rutinimin vazgeçilmez parçası oldu.Bundan önce Cellex B5 komplex serum kullanıyordum ve içindeki hyaluronic asitin faydalarını görünce bittikçe alınacaklar listesine eklemiştim.

Cellex bitince almak için eczaneye gittim ama kalmamaıştı.Eczanedeki görevli emilimi daha yüksek bir  hyaluronic asit tavsiye etti. Açıkçası cellex ' ı değiştirmeyi düşünmüyordum, çünkü çok memnundum.Institut esthederm ' de saf hyaluronic olmasi ve eczacinin emilimi daha fazla tavsiyesi ile zaten cellex'i bulamamışken denemeye karar verdim.


Ürün herhangi bir cilt bakim kremiyle karıştırılarak kullanılabileceği gibi kendi başınada uygulanabiliyor.Ben sabah cildimi yıkadıktan sonra göz çevrem dahil olmak üzere sürüp üzerine nenlendiricimi sürüyorum.

Hyaluronic asitin en büyük etkisi cildin su tutma kapasitesini arttırarak cildin daha nemli ve dolgun olmasını sağlıyor.Duzenli kullanımda ciltteki ince kırışıklıklarda gözle görülür azalma oluyor.Kullanmaya başladıktan, yaklaşık iki hafta sonra ciltte gözle görülür bir değişim başlıyor bu yüzden son zamanlarda cilt bakımı ile ilgili tavsiye isteyenlere ısrarla hyaluronic asit içeren serum lar öneriyorum.


Ürünün çok hoş ve su bazlı, losyonumsu bir yapısı var.Cildin yağlı yada kuru olması farketmeksinizin kuru ciltleri nemlendirip yağlı ciltleri ise parlama yapmadan besliyor.Pompalı şişesi sayesinde ürünü ziyan etme gibi bir problem olmuyor.

3-4 kez pompaladığımda aldığım miktar yeterli oluyor.Pompali ambalajlarin ikinci avantajı ise hijyenik olmasi.Ürünü düzenli olarak her sabah kullanıyorum,ince kırışıklıklarda ciddi anlamda çok etkili oldu.Ayrıca cildim daha duru ve renk olarak ton eşitsizliği ortadan kalktı.Açıkçası kullanmaya başladıktan sonra sabahları aynada cildimi çok daha fazla iyi durumda görüyorum.

Hem içeriği hem ambalajı hemde cildimdeki olumlu etkilerini düşünürsek tam not alan institut esthederm hyaluronic serum bence çok başarılı! 

19 Şubat 2016 Cuma

DDF protective göz cevresi kremi



Ddf ' nin göz çevresi bakim ürünlerini çok beğeniyorum. Şimdiye kadar denedigim ve benim cildimde hemen olumlu yanıt veren marka ddf oldu.Daha önce markanın 'yoğun nemlendirici göz çevresi kremi'ni denemiş blog'da yer vermiştim. Bu aylarda güneş artık yavaş yavaş yüzünü göstermeye başlayacak ve cilt bakiminda daha çok güneş korumalı ürünlere yönelmek gerekecek.Gerci güneş korumasını yaz kış ayırt etmeden kullanmak lazım ama yazın ekstra önlemler gerekebilir, özellikle beyaz tenliyseniz.

Bu sebeple göz çevresi bakımımda da ayrıca güneş koruması olan bir ürün arıyordum ve Ddf'de bulmuş olamama ayrıca çok sevindim.Zaten beğendiğim ve cildime olumlu yönde etki eden ürünleri olan bir marka olduğu için hemen alıp denedim.


Geçen sefer Ddf ' nin yoğun nemlendrici göz çevresi kremini çok beğenince içinde güneş koruma faktörü de olan ama yapı ve etki bakimindan birbirine çok yakın protective kremi seçtim. Adından da anlaşıldığı üzere koruyucu özelliği yogun olan bir krem, spf 15 güneş koruması var.Zaten göz çevresinde daha yüksek spf oranları pek tavsiye edilmiyor.

Gunes korumasının yani sıra diğer ddf göz cevresi kreminde olduğu gibi yogun nem verme özelliği varki bu kremle en sevdiğim de bu oldu zaten.Göz çevrem oldukça kuru ve çizgilenmeye müsait.Kremin verdiği yoğun nem göz çevremde neredeyse tüm gün yeterli geliyor.Sabah kremi sürüp akşam hala göz çevremi nemli hissediyorum.Ancak yoğun nemlendiren diğer kremler gibi beyazlık bırakma yada çizgilere dolma ve yağlanma yapmama gibi özellikleri bence bu kremi diğer birçok muadilinden açık ara öne geçiriyor.



Kremi gözaltı torbalanması ve morluklarına karşı savaşma vaadi var ancak gözaltlarim sorunlu olmadığı için doğru bir yorumda bulunamıyorum.Kremin içeriği göz çevresini besleme ,nemlendirme ve güneş koruma konusunda oldukça sağlam.

Duzenli kullanimda göz çevresindeki kırışıklıkları önemli oranda azaltıyor. Ben ürünü eczaneden yaklaşık 170 tl civarına aldım ancak farklı internet sitelerinde ikili kofre halinde 160 tl fiyata bulmakta mümkün.



16 Şubat 2016 Salı

Farmasi el ve ayak peeling tuzu



Farmasi el ve ayak peeling tuzu sertleşmiş cildi ölü hücrelerden arındırıp daha taze ve canlı bir cilt yüzeyi oluşturuyor.İçeriğindeki deniz tuzu,jojoba yağı ve tatlı badem yağıyla cildi nemlendiriyor.

Nemli el ve ayak yüzeyine üründen ihtiyaç duyulduğu kadar sürülüp nazikçe ovuşturuluyor ve ardından suyla durulanıp kurulanıyor.Peeling'te sonra ayrıca bir nemlendirmeye gerek yok çünkü içeriğindeki doğal ve besleyici yağlarla güzel bir nemlendirme sağlıyor.

Peeling ve nemlendirme işleminin ardından ellerde yağlı his kalmaması ise ayrıca güzel.



Ürünün çok hafif ve temiz bir kokusu var,koku hassasiyeti olanların da dahil olmak üzere bu kokuyu seveceğini ve rahatsız olmayacağını düşünüyorum.Ürünün bana göre tek dezavantajı kavanoz tip ambalajda sunuluyor olması.

Her kullanımda parmaklarımızı kavanoza daldırmak durumunda kalıyoruz ki hijyen açısından pekte sağlıklı bir durum değil,keşke tüpte sunulsaydı :)

Peeling bir kaç kullanımdan sonra ciltteki ölü hücreleri hafifçe ciltten temizleyip daha yumuşak ve canlı bir cilt zemini hazırlıyor.Cilt ölü hücrelerden arınınca sürülen krem veya yapılan bakım cilt tarafından daha iyi emilip yapılan işlem daha etkin bir bakım haline geliyor bu yüzden peeling'i hafta 1 veya 2 defa kullanmak ürünün etkisini arttırmak için daha iyi olacaktır diye düşünüyorum.


15 Şubat 2016 Pazartesi

Le Soleil Güneş görmeyen saçlar için özel üretilmiş şampuan

                                           


Şimdiye dek bir çok şampuan kullandım,blogda hepsine yer verdim ama bugün oldukça değişik bir şampuanı mercek altına alıyoruz.Le soleil diğer şampuanlara göre oldukça farklı türde üretilmiş şampuanlardan biri.

Güneş görmeyen saçlar için özel olarak tasarlanmış bu şampuan aslında kapalı hanımlara hatip etsede ben kapalı olmadığım halde çok faydalı bulduğum için Le soleil'i kullanıyorum.Benim gibi başı açık olan ama şampuanın saçlarındaki etkisini gören bir çok blogger arkadaşım ve tavsiye ettiğim kişilerde çok memnun olunca yazmak farz oldu.


                                           


Aslında LeSoleil başörtüsü,şapka,bone kullananların saç derisi hava almadığı ve güneş ışığı görmediği için oluşan sorunları çözmek amacıyla üretilmiş.Hava almayan ve güneş ışığı görmeyen saçlar cansızlaşıp matlaşıyor ve yıpranıyor.
Yıpranan saçta ise kırılmalar çok daha kolay hale geliyor.Tabii tek sorun bu değil saç deri hava almayınca gerçekleşen rutubet ve bakteri oluşumu da kepek,kaşıntı ve saç dökülmesine sebep oluyor.

LeSoleil 5 bitki,5 mineral formülüyle çok etkili bir bakım sunuyor.İçeriğinde biberiye,aloevera,çörek otu,ısırgan otuve bezelye bulunuyor.Mineral olarak ise Çinko,Magnezyum,Bakır,Silis,Demir bulunan şampuan içeriğiyle çok güçlü.

Ben kapalı olmadığım halde saçlarımdaki olumlu etkisini fazlasıyla gözlemliyorum.Bu yüzden dönüşümlü olarak Le Soleil ve saç dökülmesini önleyici başka marka bir şampuanı kullanıyorum.


                                      

Şampuanı ilk denediğimde saç kremi yada maske kullanmaya gerek bırakmayacak şekilde saçlarımı yumuşacık yaptı.
Kullanmaya başladığım ilk haftalardan beri saçlarımda bariz bir parlaklık ve canlılık var.Saçlarımın daha güçlü olduğunu hissediyorum çünkü daha az kırılmaya başladılar.Saç dökülmesini önleme konusunda objektif bir yorumda bulunamıyorum çünkü dediğim gibi hem le Soleil hem dökülme karşıtı iki ürünü dönüşümlü kullanıyorum.Son zamanlarda saç bakım ürünü olarak en beğendiğim ilk üç ürün arasında LeSoleil,deneyenler varsa yorumlarını bekliyorum :)

11 Şubat 2016 Perşembe

Günün ojesi Essence the satin gel oje



Essence ' in öğelerini çok beğeniyorum,gerek geniş uçlu kolay sürülen fırçaları gerekse renk ve yapı saklasin daki çeşitlilik çok güzel .Fiyatiylada kıyaslamak bence bu fiyata süper performansları var.

Gel yapıdaki bu oje ' nin saten yapılı mat bir bitişi var.Bu seride ki tüm renklere bayildim,parlamayan mat yapıdaki ojelerdende favorilerim den.





Ojenin ,daha doğrusu gel yapidaki Thé satın grubuna bağlı olan ojelerin en sevdiğim yönü süper hızlı kurumaları.Bir tırnağa sürüp diğerine geçerken ilk sürdüğüm çoktan kurumuş oluyor

Mat bitişi olması ise klasik parlak ojelerden sıkılmış olanlar için iyi bir alternatif olabilir diye düşünüyorum


Özellikle glitterli oje yle nail art yapmak istediğimde mat yapıdaki ojelerle glitterlar bence çok uyumlu oluyor.
Ojenin kalıcılığı en fazla iki günikimci günün sonunda uçlardan soyulmaya başlıyor.
İki katta tam Opaklığı yakalayamıyor,ilk fotoğrafta ojeyi iki kat sürmüştüm uçlarda dikkatli bakarsanız tırnaklarımın uçlarında beyazlılar hafif hafif göz kırpıyor.Bu yüzden üç kat sürülmesi gerekiyor.


6 Şubat 2016 Cumartesi

Yves rocher rose hale

                                             

Yves rocher'ın rujlarını çok beğeniyorum,gerek yapıları gerek kalıcılıkları ve renk skalasındaki çeşitlilik sayesinde her zaman favorilerimden oluyor.Rose hale ise son zamanlarda en sevdiğim ve sık sık kullandığım renklerin başında geliyor.

Ben nude tonlarını,nude tonlarına yakın renkleri çok seviyorum.Genelde her tonda göz makyajıyla uyum yakalayan bu renkler bence makyaj çantasında mutlaka bulunması gereken joker ürünlerden.
Benimde yaklaşık 10 farklı nude tonda rujum vardır sanıyorum.Benimkisi biraz abartı ama bence herkesin makyaj çantasında bir kaç farklı tonda nude ruj olmalı diye düşünüyorum.


                                             


Rose hale içinde çok hafif kiremit rengi olan kahve alttonlu bir nude,yani nude tonun bir parça renklendirilmiş halide diyebiliriz.Yumuşacık,kaygan yapısıyla sürülmesi çok kolay ve keyifli.Dudaklarımda kuruluk ve pullanma varken kullanmış olmama rağmen pul pul durmayıp dudaklarımı yumuşattı bile diyebilirim.

İçindeki nemlendirici yapısı sayesinde dudaklarda kuruluk varkende kullanıp hafiften tedavi bile ediyor.Bu yüzden dudakların en çok kuruduğu kış aylarında kullanıldığında bile güzel sonuç almak mümkün.

                                          

Kalıcılığı orta ve üzeri boyutta,bence bir ruj için yeterli bir süre zaten gün boyu dudakta kalan ruj pek görmedim.Malum birşeyler yiyip içildiği için ruj kenarlardan mutlaka silinmeye başlıyor.Hafif klasik eski rujları anımsatan bir kokusu var ,bana rahatsız edici gelmedi.

Alttaki fotoğrafta rujun benim dudağımda nasıl göründüğünü görebilirsiniz.Benim dudağım oldukça koyu tonlu olduğundan nude rujlar yarı şefaf yapıdaysa opak bir renk oluşmuyor ancak rose hale tek sürülmede bile opaklığı yakalayan yoğun pigmentli bir yapıda.
Sizin sevdiğiniz nude renkler neler?


                                          

3 Şubat 2016 Çarşamba

Maybelline the falsies push up drama maskara

                                       

Bir türlü bitmek bilmeyen rimel arayışım yüzünden piyasaya yeni sürülen birçok ürünü deniyorum.Son aylarda reklamlarda da sık sık görmeye başladığımız Maybelline the falsies push up drama maskarayı çok merak edip,elimde bir çok maskara olmasına rağmen aldım.

Birçok blogger arkadaşımın övgüyle bahsettiği,bazılarının ise pek beğenmediği bu maskarayı acaba ben nasıl bulacaktım?


                                      

Öncelikle her kozmetik üründe olduğu gibi maskarada da birinin beğendiğini başka bir kişi beğeneyebiliyor.Bunun sebebide benim bir maskradan beklentim farklıyken diğerininki çok farklı olması bence.
Benim bir maskradan beklentim;oldukça cılız ve kısa olan kirpiklerime uzunluk ve hacim vermesi yani çift etkili bir maskara arıyorum ama baştan söyliyeyim henüz bulmuş değilim.

Maybelline the falsies push up drama  kirpikleri sank kirpik kıvırıcı kullanmış gibe kaldırıp-kıvırıp içindeki wax'la bu kıvrıklığı sabitleme ve uzunluk verme vaadinde bulunuyor.


                            


Kirpikleri bir miktar kıvırıp kaldırdığı doğru ancak,öyle kirpik kıvırıcı kullanmış gibi bir etkisi olmuyor.Kirpiklerin illede kıvrık olmasını isteyenler uygulamadan önce kirpik kıvırıcı kullanmalı.İçindeki wax maalesef hiç olmamış,kirpiklerimi birbirine yapıştırmaktan başka bir işe yaramadı.Maskarayı sürdükten sonra kirpiklerimin yapışan kısımlarını açmaya uğraştım desem yalan olmaz.Fotoğraflarda kirpiklerimin ayrıştırılıp-uğraşıp düzeltilmiş halini görüyorsunuz.


                                                

Dolgunluk verme gibi bir vaadi zaten yoktu ve vermedide,kirpikleri uzatma konusuna gelirsek çok etkili bir uzatma yapmadı.Ortalama bir performans sergiledi.ilk denemede fena değil diye düşündüğüm bir maskara oldu ancak bir daha alacağımı zannetmiyorum.

Tabii bu benim bir maskaradan beklediklerimi karşılamadığı için böyle ancak,kirpikleri hali hazırda dolgun ve ortalamanın üzerinde uzunluğa sahip olan sadece daha kıvrık olsun birazda kirpiklerimi belirginleştirsin diyenler için son derece iyi bir maskara.Siz hayatınızın maskarasını buldunuzmu?

1 Şubat 2016 Pazartesi

bademlebuduk baby shower ,bade able oluyor:)

                                                         


Geçtiğimiz hafta sonu sevgili bademlebuduk Elif'in baby shower'ı vardı.Berke bebeği kucağına almasına haftalar kala Qubbe İstanbul'da gerçekleştirilen davetle bizleri ağırladı.Naz events'in her detayıyla çok şık bir ortam hazırladığı davette mor tonları hakimdi.Elif ve bade'de bu ortama uyum sağlayan mor tütülerini giyip bizleri karşıladılar.Anne kız o kadar tatlıydılarki:) 



                                                       

 Tatlımo'dan nefis ve görsel bir şölen halinde sunulan pasta ise harikaydı.Açıkçası pastanın güzelliğini bozmamak adına pastadan değil ama açık büfe masasındaki tatlımo çubuklarından gidip gelip birer tane alıp yedim.
Organizasyondaki bu güzel kareleri ise umudun karesi sevgili Mehtap fotoğrafladı.


                                                      

Sevgili Elif'in çok uğraşıp emek verdiği bu güzel günde yanında olduğum için çok mutlu oldum,Berke'yi sağlıkla kucağına alır inşallah :)

                            

Bu güzel günde bizleri yalnız bırakmayan prima,nestle,tatlımo,topicrem,babycorner,hipp,danone,unibaby,dugunçiçeği,3m,mustela,koroplast ve lav'a teşekürler.


                                         



Günün ojesi wet n wild disturbia

                                            


Geçtiğimiz hafta gratis'e gittiğimde koyu mor oje arıyordum,wet n wild standında bana göz kırpan disturbia'yı denemek istedim.İyikide denemişim çünkü çok beğendim!

Wet n wild'ın bir çok ürününü denememe rağmen ojeleriyle sanırım ikinci buluşmamız oluyor.Marka Türkiye pazarına girdiğinde denediğim bir ojesi olmuştu ve oldukça beğenmiştim ama nedense birdaha denemeyip başka ojeleri kullandım.

                                              


Ojenin ilk ve en önemli artısı bana göre ikinci katta tamamen opak renk elde etmesi.Çok sevdiğim birçok ojede opaklığı yakalamak için maalesef üçüncü katı bile geçmek zorunda kalıyorum ve üçüncü katta macunlaşıp kurumak bilmeyen oje neredeyse yok gibi.

Ojeyi sürdükten sonra daha 1dk bile olmadan kuruyor! en sevdiğim diğer bir artısı da bu hızlı kuruma özelliği oldu.Malum anne olunca eller sürekli kullanılmak durumunda ve oje kurumadan bebeği kucağa almak,emziğini vermek gibi en basit şeyleri yapmak bile imkansız.Bu yüzden hızlı kuruyan ojeler en sevdiklerim :) 


                                              


Üçüncü en sevdiğim özelliği ise geniş uçlu fırça yapısı oldu.Fırçanın ucu geniş olduğunda ojeyi daha kolay ve bulaştırmadan sürüyorum.İnce uçlu firçalarda birde fırça çizgisi-izi yapma durumu oluyor.Geniş uçlu fırçaların kullanımı ve verdiği sonuç bence mükemmel.

Kalıcılığı açıkçası herhangi bir oje kadar 2.gün uçlardan açılmalar başlıyor.Benim için çok sorun değil zaten gün aşırı yada aynı günün akşamı zaten siliyorum.

Fiyatına göre oldukça kaliteli bulduğum bir marka wet n wild,ojelerinde de bence çok başarılı.Bu arada yüzük parmağımda Essence 3d glitter ojelerden var.