kozmetik ürünler. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmetik ürünler. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2018 Cumartesi

Bebek yağını kaç farklı şekilde kullanabiliriz?



Bebek yağlarını en bilinen haliyle birçoğumuz vücudu nemlendirmek ve nemli tutmak için kullanıyoruz.Ancak bebek yağı sadece vücudu nemlendirmek dışında başka bir çok yönüyle de iyi sonuç veren bir kozmetik ürün haline getirilebilir.


*KURU VE CANSIZ SAÇLAR için banyodan sonra saç uç ve boylarına saç hala ıslakken çok az bebek yağı sürülüp tekrar suyla bir kez durulanıp saçlar kurutulduğunda en iyi saç serumlardan alınınan sonucu almak mümkün.

*Kuru ve hassas cilde sahip olanların en büyük sorunu kış aylarında cildin pullanıp kurumasıdır.Özellikle makyaj temizleyiciler bazen sorunu daha da kötü hale getirebilir.Böyle zamanlarda pamuk ve bebek yağıyla cildi makyajdan arındırmak hem iyi bir temizlenme hemde yoğun nemlendirme sağlar.

*Bebek yağı ve toz şeker karışımıyla doğal ve etkili bir peeling yapabilirsiniz.Hem nemlendiren hemde ölü hücrelerden arındıran bir peeling için az miktarda bebek yağı ve toz şekerini karıştırmak yeterli.

19 Nisan 2017 Çarşamba

Sebamed baby ürünleri




Bugün her zamankinden farklı olarak bebek bakım ürünlerinden bahsedeceğim sizlere.Eminim kozmetik ürünler ve makyaj kadar bebek bakım ürünü arayan,kullananların yorumlarını merak eden anneler de var.

Ara sıra bloga oğlumun bakımı için neler kullanıyorum yazmayı planlıyorum.Tabii hoşunuza giderse bebek bakımı için ayrı bir bölümde açabilirim?


Oğlum doğduğundan beri cildi tıpkı benim gibi hassas.Içeriği sıkıntılı olan,bol köpüren duş jeli ve şampuan kullanırsak anında kaşıntı ve kızarma başlıyor.Hatta bu cilt hassasiyeti soğuk havada,rüzgarda ve tabiiki güneşli bir günde zirve yapıyor.Bu yüzden bakım ürünlerini ve şampuanlarını seçerken dikkatli olmaya gayret ediyorum.

Cildi için doğru ürünleri yani hassasiyet oluşturmayacak olanları kullansak bile azıcık soğuk havada yanakları kızarır,pul pul dökülmeye başlar.Son günlerde cildi hassas olanların çok sevdiği Sebamed ürünlerini kullanmaya başladık.Ben Sebamed'i cildi hassas olup,her banyodan sonra deli gibi kaşınanların en sevdiği duş jellerinden tanıyorum.  
Cildi en hassas olanlar bile bu duş jelinin hiç kaşındırmadığını söylerlerdi.

Ürünlerde boya ve paraben yok.Cildin Ph seviyesini bozmayan bu sebeple hassas ciltlere uyumlu ürünler.Yumuşacık yapıları ve çok hafif mis gibi kokuları var.



Yüz bakımı için özel geliştirilmiş,nem tutucu yapıda olan kremi oğlumun kızarmış,pullanmış yanaklarını en hızlı tedavi eden krem diyebilirim.Dışarı çıkmadan önce sürüyorum,özellikle soğuk havada koruyuculuğu yüksek bir krem.Eve döndüğümüzde cildinde hiçbir sıkıntı olmuyor.Hafif yağlı gibi ama sürüldükten sonra yağlı his bırakmıyor.Ciltte beyaz beyaz lekeler de oluşturmuyor.Çok sevdiğim bir krem oldu.

Pişik kremi için mucizevi bir ürün diyemem zaten oluşmuş pişiği tedavi etmek değil önlemek amaçlı üretilmiş.Pişiği önleme konusunda ise başarılı.

Vücudu için kullandığım losyon ise su bazlı  akışkan,yağlı his bırakmayan yapıda.Çok hızlı emiliyor ve kurumuş cildi bile hemen tedavi edip onarıyor.Geriye bıraktığı o mis gibi bebek kokusu ise en sevdiğim.Şu ana kadar kullandığım Sebamed bebek ürünlerini çok beğendim.Siz bebekleriniz için hangi markaları kullanıyorsunuz?

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Lilafix professionel saç bakımı


                                               

Merhaba!bugün blog'da saç bakımı için son günlerde denediğim Lilafix markasının ürünlerinden bahsedeceğim.

Öncelikle Lilafix 10 yıldır Türk kozmetik sektöründe yer alan bir marka olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum.Ben Lilafix ürünlerine özellikle kuaförlerde çok sık rastlasamda marketlerde ve kozmetik mağazalarında da satılıyor.

Yani hem profesyonel hemde tüketici için piyasaya sürülmüş ürünleri olan Lila kozmetiğin Lilafix,Sea color ve Viored markalarıda mevcut.Ürünlerine göz atmak isterseniz tıktık





Markanın Keratin complex şampuanı keratin yağı içeriyor ve uzun süreli kullanımda saçları yumuşatma ve parlaklık verme konusunda oldukça başarılı.Keratin'in saçlar üzerindeki başarısı zaten biliniyor,hatta birçok kuaförde keratin bakımları yapılıyor.

Saçı oluşturan temel maddelerden birinin keratin olduğu düşünülürse yıpranmış ve hasarlı saçta dışardan keratin takviyesi yapmak saçları yumuşatıp çok daha sağlıklı görünmesini sağlıyor.

Bu arada yine içeriğindeki keratin sebebiyle olsa gerek benim hafif dalgalı saçlarım bu şampuanı kullanmaya başladığımdan beri daha düz ve fön çektirmesemde fönlü gibi durmaya başladı.




Serinin saç bakım serumu ise nemli saça az miktarda uygulanıp yediriliyor.Hasarlı ve matlaşmış saçlarda anında parlaklık verip saçı hem dış etkenlerden koruyor hemde besliyor.Özellikle parlaklık verme konusunda serumun çok başarılı olduğunu söylemeliyim.

Duştan sonra az miktarda uyguladığımda saçlarıma hacim verdi ve taranmasını kolaylaştırdı.




Serinin birde Sea Color markasından çıkan saç boyaları var.Sea color aslında 'Muhteşem yüzyıl' dizisinin ekranlarda olduğu yıllarda bir anda birçok kadının saçını Hürrem kızılına boyamak istemesiyle piyasaya sürdüğü Hürrem bakırı rengiyle ünlendi.

Bu renk Meryem Uzerli'nin saç renginin birebir aynısı olduğu için çok kişi tarafından hem rengin tutması hemde boyanın kalıcılığınn uzun olması sebebiyle tercih ediliyor.

Saçlarım henüz yeni boyandığı için boyayı denemedim,sonrası için saklıyorum bu yüzden bir yorum yapamayacağım.



                                                           

Serinin maskesi ise şampuanın etkilerini arttırmak saçlara bakım sağlamak amacıyla üretilmiş.Yıpranmış saçları yüksek oranda onarıp,taranmaz hale gelmiş saçları bile yumuşatıp kolayca açılmasını/taranmasını sağlıyor.

Sonrasında uygulanan serum ile yumuşaklık,parlaklık ve bakım üçlüsü tamamlanmış oluyor.Ben Lilafix'ten çok memnun kaldım siz denedizmi?

12 Ağustos 2016 Cuma

Bepanthol vücut losyonu




Bepanthol yıllardır nemlendirmesi ve ciltteki yanık, kızarıklık ve tahriş gibi sorunlar tedavi etmesi ile meşhur olan harika bir marka.Ben vücut losyonu olarak evde mutlaka bir tane bulunduruyorum.
Vücut losyonu alırken en çok iyi nemlendirmesine sonra ise güzel kokmasına önem veriyorum ve parfümü losyonlarini tabiiki vazgeçilmezim .

Bepanthol ise harika nemlendiriyor ve kendine has hafif bir kokusu var ama tabiiki alıştığımız parfümlü losyonlar gibi değil ancak rahatsız edici bir kokuda değil.





Nemlendirmesi piyasadaki en iyi losyonlarla yarışır, kışın soğuktan kuruyup pul pul dökülen cildimi hızla onarıp yumuşatırken yazın güneşten tahriş olmuş cildimi toparlayıp çok iyi nem veriyor.
Bu kadar iyi nem veren bir losyon  hiçbir şekilde yağlı his bırakmıyor.Zaten su bazlı ve çok hafif formüllü bir losyon.

İçeriğindeki provitamin B5 ile cildin derinliklerine nüfuz edip çok güzel nemlendiriyor.





Bepantholu sadece cildimi nemlendirmesi için kullanmıyorum tabiiki o kadar güzel ve çok fonksiyonlu bir losyonki ciltteki her türlü tahriş durumunda ve yanıklarda da tedaviyi hızlandırıyor.

Özellikle epilasyon dan sonra hassaslaşan ciltlere çok iyi geliyor.Bazen bebeğim içinde banyodan sonra kullanıyorum.Bepanthol losyonu eczanelerden temin edebilirsiniz.

15 Temmuz 2016 Cuma

Terabeauty Hindistan cevizi yağı


Son yıllarda Hindistan cevizi yağı tüm dünya'da ve ülkemizde oldukça popüler bir yer edindi.Sadece kozmetik amaçlı kullananlar olduğu gibi çok sağlıklı olması sebebiyle yemeklerini Hindistan cevizi yağıyla yapanlarda var.

Hindistan cevizi yağını diğer yağlardan ayıran en önemli özellik kozmetik amaçlı kullanıldığında yoğun nemlendirme,besleme ve özellikle saçlarda gözle görülür fark yaratması.

Ancak bu gün blog'da konuk ettiğim Hindistan cevizi yağı piyasadaki tüm Hindistan cevizi yağlarından çok ayrı bir yerde ve kategoride.
Öncelikle belirtmek istediğim bir konu varki oda, üründen hiç haberim yoktu.Markanın sahibi benimle iletişime geçti ve bu yağla ilgili bilgilendirdi.Basın bülteni ve kendinin anlattıklarını dinleyince ürün gerçekten ilgimi çekti ve denemem için gönderilen bu yağı bahsettikleri kadar varmı acaba diye düşünerek kullanmaya başladım.




  

Ürününün diğer Hindistan cevizi yağlarından ayrı bir kategoride olması bu yağın Tera Bio dalgası adı verilen bir yaşam enerjisiyle yüklenerek Filipinler de 8 senede yetiştirilmiş Hindistan cevizlerinden oluşması.Markanın sahibi bu yağı üretebilmek için 8 senelik bir çalışma ve özveriyle Terabeauty'yi oluşturmuş.Tera bio dalgası uzayda astronotların ihtiyaç duyduğu yaşam enerjisi.Bu konuyu sizlere daha iyi anlatabilmek için yazımın sonunda ürünün basın bültenini de paylaşacağım.

Şimdi gelelim benim deneyimime.Bu yağ 10-15 gün içinde dökülmüş olan saçları yeniden çıkarma vaadinde bulunan ki çok önemli bir iddia oluyor,cildi yeniden toparlayıp sıkılaştıran,gözaltı torbalarını düzelten bir ürün olduğu iddiasında bulunuyor.

Ben ürün elime geçtiği günden itibaren biraz saç diplerime masaj yaparak,birazda cildime ve boynuma hafif masajla sürüp akşam öyle uyudum.İlk 3 gün bir değişim olmadı.

4.günün sabahı cildimde bariz bir renk düzelmesi ile uyandım.Ton farklılığını azaltmak bir yana cildimin rengide sanki açılmıştı.Açıkçası çok enteresan geldi çünkü yağların böyle özellikleri pek yoktur.

Kullanmaya devam ettiğim diğer günlerde her sabah cildimin daha esnek,daha dolgun,sanki daha toparlanmış ve nemlenmiş olduğunu gördüm.Ağız kenarlarımda gülerken oluşan minik mimik kırışıklıkları var,onlarında daha açılıp görünürlüğü azalmıştı.Bu arada terabeauty'yi merak ettiğim için her akşam uyguladığım normal cilt bakım rutinime ara verdim.Ürünün sadece kendi etkisini görmek adına yüzümü yıkadıktan sonra yağı sürüp öyle uyudum.Başka bir ürünle birlikte kullanırsanız karıştığında reaksiyon verirmi ,etkileşim yaparmı bilemiyorum.Saç diplerimde ilk iki hafta yeni saç çıkması adına hiçbir değişim yoktu ama saçlarımı yıkadıktan sonra bariz derecede daha yumuşak,elektriklenmeyen ve parlayan saçlarım olduğunu görmek beni mutlu etti.



Tabii asıl beni şaşırtan durum 2.haftanın sonunda,saç diplerimden minik minik bebek saçları gibi tüyler çıktığını görmemle başladı.Saç diplerimden çıkan tüyleri görünce kirpiklerime de süreyimde cılız kirpiklerim çoğalır deyip kirpiklerime ölçüyü kaçırarak sürmemle yanmam bir oldu:))

Ben ettim siz etmeyin diyorum,kirpiklerinize sürerseniz azıcık azıcık,gözünüzün içine kaçırmadan sürün.

Henüz kirpiklerimde gözle görülür bir fark yok,saç diplerimden çıkan bebek saçları,normal saç teli gibi kalınlaşıp uzayacakmı onu bekliyorum.Ancak şuana kadar olan etkileri bile açıkçası beni etkiledi.Özellikle cildimde ki değişimi gözlerimle görünce bu gerçekten farklı bir Hindistan cevizi yağı dedim.Tabii bu kadar etkili bir ürün olması ve tabii çok özel koşullarda yetiştirilmiş bir yağ olmasından dolayı olsa gerek 25 cl şişe içinde 280 TL fiyatla satılıyor.Günde 3-4 damla arası kullanıldığında yaklaşık 1 ay kadar gider.Şu sıralar kendi sitesi olan www.terabeauty.com da 30 TL indirimle,250 lira'dan satışa sunulmuş durumda.Ürünü daha iyi tanımak adına sizleri basın bülteniyle başbaşa bırakıyorum sevgiler






 Astronotların uzayda ihtiyaç duydukları hayat enerjisi ilk kez kozmetik bir ürüne yüklendi...
Terabeauty markası çok özel bir bakteri olan Rhodopseudomonas Palustris1 enzimi ve Kozmik enerji olarak da bilinen 35 Terahertz Tera Bio Dalgası2 ile yetişen Hindistan cevizinin saf mucizevî yağını tüm dünyayla aynı anda Türkiye’de de lanse etti.
Söz konusu Hindistan cevizi Filipinler'de 10 hektarlık özel arazide onlarca farklı Macapuno3 cinsi Hindistan cevizinin 8 sene süren çapraz döllenmesi ile en saf haline getirilerek yaratıldı.
Terabeauty 35 THz Tera Bio dalgası yüklü saf Hindistan Cevizi yağı, redüksiyon etkisi ile oluşan Hidrojen (H+) iyonları sayesinde vücudumuzdaki su içine işleyerek Hidroksit (OH-) radikallerini durdurur ve tüm ciddi hastalıklara bariyer etkisi yapar.
NASA uzay araştırmalarında bu enerjiyi astronotların çalışma ve yaşam ortamlarına taşıyarak misyonları sırasında ve sonrasındaki yaşamsal fonksiyon bozukluklarının büyük ölçüde önüne geçmiştir.
Terabeauty saf Hindistan cevizi yağı, Kozmik Enerji titreşimi sayesinde hücre yenilenmesini tetikler, kan dolaşımını hızlandırır, cildin Hipodermis tabakasına kadar zararsızca işleyerek uyarıcı bir etki yapar.
Durağan veya tembel saç köklerini stimüle ederek hem azalmış pigmentasyonunun hem de dökülmüş saç telinin tekrar kazanılmasına yardımcı olur.
25 cl’lik tamamen geri dönüşüme uygun ve %100 doğal ambalajı içinde bulunan Terabeauty saf Hindistan cevizi yağı, yoğun kullanımda bile (günlük 3-4 damla) 1 ay kadar yeterli miktarda olup şimdilik sadece web sitesi olan www.terabeauty.com üzerinden satışa çıkmıştır.

1 Haziran 2016 Çarşamba

Batiste kuru şampuan-tropical



Batiste İngiltere'nin 1 numaralı kuru şampuanı! ilk yıllarda sadece Sephora'larda satılsada şuan Watsons raflarında da yerini almış durumunda.Sadece bir dakikada yağdan arınmış,daha hacimli saçlar vaadeden Batiste bu vaadini sonuna kadar yerine getiriyor.

Şimdiye kadar kuru şampuan markalarından birçoğunu denedim ama en sevdiğim Batiste oldu.Bu kuru şampuan nedir nedir kullanılır diye merak edenler için ;

-Sabah yıkanıp akşama saçları yağlananlar
-İş veya okul yoğunluğu sebebiyle duşa vakit bulunamadığı günler
-saç dipleri çabuk yağlananlar

sadece bir dakika içinde daha temiz,yağdan arınmışve hacimli saçlara sahip oluyor.

Bunun için kuru şampuanı saç diplerinden 30cm uzakta tutarak saç diplerine püskürtmek ve kalan beyazlığı hafif masaj yaparak gidermek yeterli.Sanki duştan yeni çıkmış gibi tertemiz ve yağsız saçlara sahip oluyorsunuz.Benim denediğim diğer kuru şampuanlar oldukça fazla beyazlık bırakıyordu, batiste'nin bıraktığı beyazlık diğer markalara göre nispeten daha az.Verdiği hacim ise diğer markalardan daha fazla.



Kuru şampuanı püskürttükten sonra oluşan beyazlığı parmak uçlarımla hafifçe masaj yaparak gideriyorum bu açıdan sorun olmuyor.Bendeki tropical Batiste müthiş güzel kokuyor.Diğer çeşitleri ise;

-XXL volume
-fresh
-wild
-original

Acelem olduğunda yada saçlarım temiz olduğu halde hafif yağlanma hissettiğimde Batiste hayat kurtarıcı oluyor.Performansı çok iyi olan Batiste'yi denedinizmi?




23 Mayıs 2016 Pazartesi

L'occitane shea ultra rich banyo kremi



L'occitane ürünlerini özellikle de shea yağlı serisini çok seviyorum.Shea yağının cilde çok iyi geldiğini hatta onardığını düşünüyorum bu yüzden bu seri benim vazgeçilmezlerimden biri oldu.%5 saf shea yağı içeren bu duş kremi hem saç hemde vücut için kullanılabilen pratik ve oldukça yoğun içerikli bir ürün.Shea yağını Şimdiye kadar hep cildimde ve vücudumda kullanmıştım.

Bu duş kremi ile saçlarım içinde denemiş oldum.Iceriğindeki shea yağı ile saçları yumuşacık yapan bir etkisi oldu.Hatta öyleki şampuan dan sonra saç kremi yada maske yapmadan taranmayan saçlarım bile bu ürünle yıkayıp durulama aşamasına geçtiğinde ellerimin arasından yumuşacık kaymaya başladı.






Saçlarımı kuuttuktan sonra ise hafif bir parlaklık etkisi olduğunuda gördüm ve çok hoşuma gitti.Vücut için duş jeli niyetiyle kullandığımda ise saçları bile böyle besleyip yumuşatan bir ürünün  cildi nasıl besleyip yumuşacık yaptığını tahmin edebiliyorsunuzdur.Ben L'occitane shea yağlı serinin tüm ürünlerini çok sevdim çünkü hem cildime hemde saçlarıma çok iyi geliyor.Siz bu seriyi denedinizmi?

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Garnier argan yağlı kusursuz makyaj temizleme suyu





Uzun zamandır göz ve cilt makyajımı temizlemek için misel suları kullanıyorum.Cyrene ve bioderma H2O en sevdiğim ve güzel temizleyen,aynı zamanda göz yakmayan makyaj temizleyicileri. Son günlerde Garnier'in çıkardığı Argan yağlı kusursuz makyaj temizleme suyunu argan yağlı formülüden dolayı merak ediyordum.

Madamruj.com dan gelen tanışma paketinin içinde merak ettiğim ve denemek istediğim bu temizleme suyu çıkınca kullandığım bioderma H2O ya bir süre ara verip Garnier'i denemeye başladım.






Ürün çift fazlı olduğundan kullanmadan önce iyice çalkalayıp iki sıvının birbirine karışmasını sağlıyoruz.Hem cilt hem göz makyajinda kullandım ve cildimde yanma kuruma benzeri bir durum olmadı.Daha önce Garnier in başka bir ürününde cildim kızarıklık yapmıştı bu yüzden Garnier'in ürünlerine temkinli yaklaşıyordum ama korktuğum gibi olmadı.Göz makyajımda da herhangi bir yanma hissetmedim.

Makyajı temizleme performansı oldukça iyi ama ben yüzüne su değmeyince rahat edemeyenlerdenim, bu yüzden makyajımı temizledikten sonra bir kerede yüzümü yıkıyorum.

İçeriğindeki Argan yağından olsa gerek ciltte kuruluk yapmıyor.Temizleme sonrası ciltte yağlı his 
bırakmıyor bu özelliğini de çok sevdim.





Makyajımı temizleyip yüzümü yıkadıktan sonra cildimi daha nemli ve yumuşak hissettim.Içerigindeki argan yağı cilde nem veriyor ve yumuşaklık sağlıyor.Satış fiyatı 14.9 tl olan bu  argan yağlı kusursuz makyaj temizleme suyunu çok beğendim

23 Ocak 2016 Cumartesi

Revox at kuyruğu saç maskesi

                                          

Revox at kuyruğu saç maskesini uzun zamandır bilip denemeyenlerden olduğum için şimdiye kadar neden bu kadar geç kaldım diye hayıflandığım bir ürün oldu.Eminim birçok kişi Revox'u kullanıyor ve çok iyi sonuçlar alıyor,benim kullananlardan duyduğum ve güvendiğim blogger dostlarımın sayfalarından okuduğum hep olumlu yorumlar oldu.

Maske saç dökülmesini engelleme ve saçı derin onarma vaadinde bulunuyor ki bu iki sözünüde bence sonuna kadar tutuyor.Bu maske bildiğimiz klasik saçın boy ve uçlarına uygulanan besleyici-onarıcı maskelerden farklı olarak saçın diplerine friksiyon yaparak uygulanan türde.İlk başta saçlarımın dibine maske uygulama fikri açıkçası hiç hoşuma gitmesede(çabuk yağlandırabilir-ağırlaştırabilir)denemekten birşey kaybetmem deyip yeni yıkayıp nemini hafifçe aldığım saçıma iyice yedirip masaj yaparak uyguladım.


                                           


Saçımı duruladıktan sonra ilk hissetiğim şey saçlarımdaki yumuşaklık oldu.Gerçi uçlarda hafif hafif karışma vardı ve sıvı saç kremi kullanmak durumunda kalıyorum ama o karışıklık maskeyi kullanmadığım zamanda da olduğu için revox'a maletmedim.Saçlarımı kuruttuktan sonra diplere uyguladığım maske korktuğum gibi ağırlaşma ve yağlanma yapmadı.Bu biraz şaşırtıcı oldu çünkü alışkanlık gereği diplere krem yada maske sürmekten yıllarca çekindiğimiz için uygulama yapınca kötü sonuç almamak sürpriz bir sonuç oldu.

Maskeyi hafta en az iki kez kullanmak gerekiyor,ben daha fazla kullanıyorum çünkü saçlarımdaki dökülmeyi ciddi oranda azalttığını gözlerimle gördüm.Saçlarımdaki yıpranma çok üst seviyelerde olmadığından derin onarma etkisi hakkında objektif bir yorumda bulunmam münkün değil.Ancak maskeyi uyguladıktan sonra saçlarımın daha yumuşak ve parlak olduğunu hissediyorum.

 
                                            


Maskenin çok güçlü bir içeriği var,içerik meraklıları için üst fotoğrafta neler olduğunu ve neye yaradığını görebilirsiniz.Benim çok beğendiği ve işime yarayan bir maske oldu.Banyodan sonra ve saçımı her taradığımda avuç avuç dökülen saçlarımının miktarı yarıya indi.Bu yüzden saçlarım iyice toparlanana kadar bittikçe alınacaklar listesinde.Maskenin etkisi çok güzel ve tavsiye edebileceğim bir ürün ama tek dezavantajı bir saç maskesi için biraz pahalı olması.Ambalaj boyutuna göre fiyatı60-80 tl arasında deşiyor.

15 Ocak 2016 Cuma

L'OCCİTANE Shea yağlı balsam

                                                             


L'occitane doğal ve bitkisel içerikleriyle tanınan,başarılı ürünleri olan bir marka.Markanın kuru ve neme ihtiyacı olanlar ciltler için ürettiği Shea yağlı serisi ise tamda nem ihtiyacı olan ciltler için ideal.Bu kofre ise Shea yağı içeren duş jeli,sabun,balsam ve saf shea yağı olan bir kutudan oluşuyor.Bu yazıda sadece şu sıralar bu kofre içinde sık sık kullandığım shea yağlı el kreminden bahsedeceğim.



                                                       

Bu krem,%20 oranında saf shea yağı içeren bal,badem özü ve hindistan cevizi yağı içeren oldukça yoğun içerikli nefis bir krem.Elleri çok kuru olan yada soğuktan kuruyanlar için bence şuan piyasadaki en iyi kremlerin başında geliyor.


                                                       

Kremin yapısı bildiğimiz el kremlerinden oldukçu farklı.İlk denediğimde kremin yapısına elimin üzerinde baktım ve bu krem gibi değilde sanki kaymak gibi görünüyor diye düşündüm.Yapı itibariyle farklı olan bu kremin çok çok yoğun bir nemlendirmesi var.Ancak en önemlisi bu kadar yoğun nemlendirirken hiç yağlı his bırakmıyor! bu kreme bayıldığım nokta bu oldu zaten.




Ellerimin en kuru olduğu zamanlarda sürüp çok hızlı bir şekilde cildimi yumuşatıyorum.Shea yağı zaten çok yoğun nemlendirip besleyen bir yağken içeriğindeki hindistan cevizi yağıda bence elleri yumuşacık yapma konusunda çok etkili.Zaten artık birçoğumuz cilt ve saç bakımı konusunda hindistan cevizi yağının faydalarını biliyoruz.

                                                   

Yaklaşık 150 ml'lik tüpteki bu krem oldukça bereketli.Tüm kışı bir tüp kremle geçirmek bu büyük boy tüp sayesinde mümkün,aynı serisinin duş jeli ve sabunuda kuru ciltleri dahada kurutup yıpratmadan temizleme konusunda çok başarılı ama onlar ayrı bir yazının konusu olacak.
                                                       


                                                       
Kremi o kadar beğendimki sanırım kış aylarında ellerim yine böyle çok kuruduğunda ilk başvuracağım ürün L'occitane shea yağlı krem olur.

Bu arada L'occitane'ın nefis kokulu diğer el kremleride hem kokuları hem nemlendirmeleriyle oldukça başarılı.Günlük kullanım için iyi birer alternatif oluyorlar.

                                                   

                              

8 Ocak 2016 Cuma

Darphin ideal resource serisi




Son zamanlarda artık cilt bakımına daha çok önem verdiğimi yazmıştım,30'lu yaşların başlamasıyla cildin ihtiyaçlarını doğru belirleyip doğru ürün seçmek gerekiyor.Benim son zamanlarda cildimde rahatsızlık hissettiğim en önemli nokta cildimin eskisi gibi parlamaması ve yavaş yavaş oluşmaya başlayan ince kırışıklıklar.

Yakın dönemde geçirdiğim hamilelik,doğum ve emzirme süreci boyunca bu süreçten geçen her kadında olduğu gibi  hormonlara ve vitamin-mineral kaybına bağlı olarak cildimde bozulmalar olmuştu.Bunun için hem beslenmeme dikkat ederek cildime içerden takviye yapıp hemde dışardan doğru ürünlerle besleyerek eski haline geri döndürmeyi başardım.

Önce Darpin ideal resource serisinin gündüz kremi,deneme boy serumu ve gözaltı ürününden oluşan bu kofreyi alıp(kasım ayı gibi yılbaşı için üretilen bir kofre)seriyi tamamlamak için gece kreminide ayrıca bu sete dahil ettim.






Cildimdeki matlık ve ince kırışıklıklar için kullandığım cellex serumlara ilave olarak gece ve gündüz bakımı için Darphin İdeal resource serisini seçtim.İdeal resource serisi tamda benim ihtiyacım olan bakımı sunan kategorideydi.Anti aging serisinden ince kırışıklık ve parlıklık bakımı olarak geçen bu serinin gündüz kremi olan smoothing retexturizing radiance cream cildi beyaz hibiskus,madımak ve centella asiacita gibi doğal bitki özleriyle neme doyurup ince kırışılıkların görünümü azaltıyor.

3 ay sonunda ince çizgilerin görünümünde %32 gibi önemli bir miktarda azalma sağladığı kanıtlanan bu krem bana çok çok iyi geldi.Kış aylarında cildim normalden kuruya dönük olduğu için yoğun nemlendirme özelliğinden çok memnun kaldım.Ancak bir çok kremde olduğu gibi yoğun nemlendirme verirken yağlanma yapmaması ise bonusu oldu.Kremin çok hafif çiçeksi bir kokusu var,içeriği %87 doğal olan bu kremin yine 3 ay sonunda %31 cildin ışıltısını geri kazandırdığı tespit edilmiş.Nemlendirmesi güzel olduğu için bir süre sonra nemle doyan cilt otomatikmam parlamaya başlıyor tabii bu parlama yağlanma parlaması gibi itici bir durum değil. Sağlıkla ışıldama olarak nitelendirsem daha doğru olur.

  
                                          


Kremin kutusundan kullanım sırasında hijyen sağlamak için küçük bir kaşık çıkıyor.Kavanoza parmağını daldırmak istemeyenler için bu kaşıkla kremi bir miktar alıp kullanmak hijyen açısından önemli olsada ben bu kaşığı kullanmıyorum-kullanamıyorum.Kaşığı ilk denemede kullandım ama sonra attım!.Kaşığın temiz kalabilmesi içinde ayrı bir yerde tutulması gerekiyor.Ben o kaşığı saklasam kesin kaybederim diye düşündüm ayrıca her kullandımdan sonra temizle,ayrı bir yerde muhafaza et durumu benim için oldukça detaylı ve can sıkıcı.


                               


Artık ihtiyaca yönelik ürünlerde serinin diğer ürünleriyle birlikte kombinasyon yapıp kullanırsak üründen daha iyi sonuç alındığını hepimiz biliyoruz.Bu yüzden aynı serinin gece kremini de kullanıyorum.Yapı olarak gündüz kremiyle aynı olup,nemlendirmesi bana göre bir tık daha fazla.Gece kremi light re-birth overnight cream olarak geçiyor.İçeriğinde acı portakal ağacı çiçeklerinin hidro damıtılmasıyla elde edilen neroli esansiyel yağı ile hücre yenilenmesinin en yüksek olduğu gece saatlerinde cildin onarım sürecini hızlandırıyor.İçeriğindeki salisik asit ile ciltte ufak bir peeling etkisi yapıp hücre yenilenmesine katkıda bulunuyor.


Kremi sürüp ertesi sabah uyandığımda ciddi anlamda farklı bir ciltle uyandığımı gözlemledim ilk zamanlarda.Eskisine oranla daha parlak,daha duru ve nemlenmiş hale gelen cildim şimdilerde bu yeni durumunu koruyor.


                                           


                                                      

4 Haziran 2015 Perşembe

Lapitak tırnak bakım kremi


Uzun zamandır Lapitak'ın ayak bakım kremlerini kullanırım,oldukça memnun kaldığım için Lapitak'ın diğer ürünlerine karşıda oldukça sıcak bakıyorum.Son zamandlarda Lapitak'ta genişleyen ürün yelpazesiyle hem ayak hem el bakımında öncü markalardan biri olduğu gibi sadece el ve ayak değil tırnak bakımında da güzel ürünler çıkaran hale geldi.

Bu gün blog'da Lapitak tırnak bakım kremi bizlerle olacak.Manikürden fazla hoşlanmayan ve nadiren yaptıran biriyim.En iyi yerlerde bile yaptırdığım manikürün 3 gün geçmeden yine bozulması ve tırnak etlerimin kopuk kopuk farklı yerlerden yine çıkması yüzünden manikürden soğudum.Hatta bazı yerlerde etleri o kadar derinden alıyorlarki bu sefer tırnak etlerinin dibi şişip irritasyona uğramış gibi tuhaf ve tahriş olmuş şekilde görünebiliyor.



Bende tırnak etlerim çok uzadığında ayda yada iki ayda bir belki maniküre gidip diğer zamanlarda tırnak ve tırnak etleri için özel üretilmiş bir krem kullanarak tırnak etlerimi geri itiyorum ve bence manikürden hem daha iyi duruyor hem manikür sırasında olduğu gibi tırnak etlerim zarar görmüyor.

Geçtiğimiz aylarda tırnak ve tırnak eti bakım kremi olarak burt bees kullanmıştım,okumak isteyenler tıktık .

Lapitak'ın tırnak ve tırnak eti bakım kremi oldukça hafif yapıda ve diğer tırnak bakım kremlerine oranla az yağlı his bırakıyor.Sanırım su bazlı bir yapısı var bu yapı sayesinden tırnak ve tırnak etlerine yapılan bakım sonrasında oje sürmek imkaznsız hale gelmiyor.Sanırım tırnak bakım ürünlerinde en büyük sorun genelde kalan o yağlı yüzeyin üzerine oje sürmek oluyor ki genelde sürülemediğinden bir yerde bakım işlemi yarıda kesilmek durumunda kalabiliyor.



Lapitak'ın tırnak bakım kremi sertleşmiş tırnak ve tırnak etlerini yumuşatıp oldukça güzel nemlendiriyor.Özellikle sertleşmiş tırnak etlerini yumuşatıp daha kolay geriye ittirilebilir hale getirmesinin yanı sıra içeriğindeki E vitaminiyle hem besleyip hem yumuşatıyor.

Günde iki kez kullanımı tavsiye edilsede ben her gün 2 kez tırnak etlerime krem sürmeye vakit bulamadığımdan haftada bir kez kullanıyorum.Sadece tırnak diplerime sürüp hem tırnak hem tırnak etlerine hafifçe masaj yaparak tüm tırnaklarıma sürdükten sonra ahşap tırnak bakım kitleriyle tırnak etlerimi geriye ittirip işlemi tamamlıyorum.



Benim için haftada bir kez bu işlemi yapmak yeterli geliyor,siz tırnak ve tırnak etleri için neler kullanıyorsunuz? 

31 Mayıs 2015 Pazar

Palmers çatlak engelleyici yoğun krem



 Hamileliğim boyunca hem daha iyisini bulmak hemde sizlerle farklı ürünleri paylaşabilmek adına sık sık çatlak önleyici krem deniyorum.Piyasadaki tüm çatlak kremlerini sanırım denedim,şu ana kadar çatlak kremleriyle ilgili yazdığım diğer yazılarımı Lİerac phytolastil,Alpin premama ,Mustela double action ,Mustela çatlak önleyici yağ, linklerinden okuyabilirsiniz.Bu ay blog'da gebelik çatlakları için tüm dünyada gebelerin favorisi olan Palmers'ı mercek altına alıyoruz.

Palmers içeriğindeki yoğun kakao yağıyla ve temiz sayılan içeriğiyle gebelikte cildi çatlağa karşı korumayı,ciltteki gerginliği azaltıp rahatlatmayı hedefliyor.Palmers çatlak engelleyici yoğun krem oldukça yoğun ve kıvamlı yapısıyla kavanoz tipi ambalajda satışa sunulmuş.Kavanoz ambalajı hijyen açısından pek uygun olmasada bu kadar yoğun ve kıvamlı bir krem zaten kavanoz harici başka şekilde satılamazdı diye düşünüyorum çünkü çok kıvamlı olduğu için tüpte olsa akma şansı sıfır.




Hatta ürünü parmağımla yüzeyden hafifçe bastırarak almam gerekiyor,gerçi ürün parmakla temas sırasında hem ısınıp hemde yumuşadığından bir parça daha yumuşak ve sürülebilir kıvama geliyor ,kullanım sırasında masaj tarzında hareketlerle sürülmesi tavsiye ediliyor zaten ürünü cilde yedirmek ve dağıtmak için bu tarz bir işlem yapmaya mecbur kalıyorsunuz.

İçeriğinde lavanta olduğu ve yoğun lavanta kokusuyla rahatlattığı söylensede bana göre buram buram kakao kokuyor ve bu kokudan hiç rahatsız olmuyorum ama lavanta kokusu hiç yok denebilecek kadar az.


Ürünün sevdiğim yönleri

-Çok yoğun şekilde nemlendiriyor,ambalajında kullanım talimatı olarak günde 3 kez yenileyin desede bir kez sürüp akşama kadar cildimi hala oldukça nemli hissediyorum ve tazeleme ihtiyacım olmuyor.Özellikle şuan en gergin bölgem olan karnım için bile günde bir kez kullanmam yeterli oluyor.

-İçeriğinde sadece kakao yağı değil cildin sıkılığını ve canlılığını koruyan elastin,Kolajen ve e vitamini gibi ürünler barındırması.Özellikle gebelikte vücuttaki kolajen miktarı azaldığından çatlaklara daha müsait hale geliniyor bu sebeple dışardan takviye edilmeside önemli.




Sevmediğim yönleri

-Oldukça yoğun ve kıvamlı bir yapısı olduğundan gündüz dışarı çıkarken sürmek istemiyorum.Kıyafetlerimde leke bırakmasada hafif yapışkan bir his kalıyor ciltte.

-Yine oldukça yoğun ve yağlı bir yapısı olduğundan yaz aylarında gündüz kullanımı rahatsızlık veriyor,ben akşamları yatmadan kullanmayı tercih ediyorum.Gündüz için lierac yaz aylarında en rahat kullanılacak çatlak kremi bence.Hem sıfır yağlı his hemde anında kuruyan yapısıyla sür ve çık! :)

Ben kremi Gratis'ten 25.90 TL'ye aldım,kozmetik satışı yapan farklı sitelerde farklı fiyatlarla bulmak mümkün.Bu arada markanın göğüs kremi,çatlak önleyici masaj losyonu gibi farklı ürünleride var hatta ilerleyen günlerde Palmers çatlak önleyici masaj kremi blog'da yer alacak.



29 Mayıs 2015 Cuma

Klorane Mango yagı içeren durulanmayan saç bakım kremi


Klorane'in mango yağı içeren durulanmayan bakım kremi bildiğimiz saç serumlarından farklı olarak klasik kremsi bir yapıya sahip.Oldukça hafif ve su bazlı gibi olan yapısı kuru ve yıpranmış saçlara nemini geri kazandırmak,parlatıp canlandırmak ve elektriklenmeyi önlemeyi vaadediyor.

Mango yağı içeren üründe ilk başta yoğun bir mango kokusuyla karşılaşacağımı ummuştum ancak mango kokusundan ziyade daha yoğun olarak bitkisel içerikli bir koku aldım.Rahatsız edici bir koku olmadığı için çok önemsemedim.Ancak koku hassasiyeti olanlar için bir parça keskin gelebilir bu bitkisel koku.

Saçların üzerinde ince ve görünmeyen bir film tabakası oluşturarak saçı yıpratan dış etkenlere karşı koruyor.



Mango yağı içeren kremi,yıkanmış ve havluyla nemi alınmış saça uygulayabileceğiniz gibi kuru saçada uygulayabiliyorsunuz.Ben kuru saçıma uyguladığımda verdiği parlaklığın çok daha fazla olduğunu gözlemledim.Ancak ıslak saça uyguladığınızda saçın taranması çok daha kolay oluyor ve verdiği nemi saç daha iyi emiyor gibi hissettim.

Elektriklenme konusunda yorum yapamayacağım, saçlarımda elektriklenme sorunu yok.Ancak genel olarak verdiği parlaklık,yumuşaklık ve nem açısından beğendiğim bir ürün oldu.
Ortalama satış fiyatı 27-31 TL civarında.