22 Haziran 2014 Pazar

Physians formula super cc pudra


Physians formula mineral makyajda en beğendiğim marklardan biri,ürün çeşidi çok fazla olmamakla birlikte satışa sundukları her ürün ciddi anlamda güzel.Son zamanlarda biliyorsunuz bir bb-cc krem,pudra serüveni başladı,etkileri sebebiyle herkesin beğendiği bu bb-cc içeriklerine Physians formula'da super bb ve super cc'siyle katıldı.Bu pudra bildiğimiz sıradan sadece kapatıcı amaçlı pudralardan biri değil.İçeriğindeki 30 faktör güneş korumasıyla güneş koruma faktörünün sadece krem formatlı değil toz formatlı ürünlerde de olması gerektiğini hatırlatıp iyi bir başlangıç yapıyor.Ürünün esas özelliği ton düzenleme ve ciltteki kızarıklıkları alma ancak bu super cc öyle güzel bir pudraki içeriğinde yaşlanma belirtileri ile savaşan bileşenlerde var.İnce kırışıklıkların görünümünü azaltıyor ve ciltteki ton eşitsizliğini silip süpürüyor.Ürünü tek başına sürüp kullanabileceğiniz gibi super cc krem'in üzerine'de sürebilirsiniz,o şekile uygulandığında kapatıcı etkisi çok çok yoğun oluyor.Ancak cidinizde çok ciddi lekeler ve kızarıklıklar yoksa bu super cc pudra kendi başına yeterli olacaktır diye düşünüyorum.




Pudra'nın içinde üç farklı tonda ürün var,bunlardan sarı ve mavi olanı ton farklılıklarını giderip cilde sıcak tonlarda bir renk veriyor.Yeşil ise kızarıklığı alıyor.Ürünü kullanırken kabuki yada bol kıllı bir pudra fırçasıyla uygulamak daha iyi sonuç veriyor.Ürünün alt kapağı açıldığında içinden aynası ve minicik bir fırçası çıkyıor ama o fırçayla uygulama yapmanızı pek tavsiye etmem çünkü ürünü cilde yedirme ve dağıtma konusunda çok başarısız.Ürünü uygularken bir miktar tozutma sorunu var ama zaten bir çok pudrada aynı durumla karşılaşıyoruz,en azından bu ürün ciddi anlamda güzel bir cilt oluşturduğu için o tozutmayı görmezden geliyorum.Bu arada herkesin bildiğini farz ederek Pshysians formula'nın mineral ürün grupları içinde ne kadar bu kadar iyi olduğunu ayrıca anlatmıyorum ama Physians formula içim yazdığım yazılardan biri şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz tıktık




19 Haziran 2014 Perşembe

Clinique nemlendirici maske



Clinique yılların değişmeyen cilt bakımı ve renkli kozmetik  markası olarak bir çok kişinin favorisi.Ben de bir dönem tüm cilt bakım ürünlerimi Clinique'den seçiyordum,zamanla yeni ürünler deneme isteğimden olsa gerek yavaş yavaş başka markalara geçtim ancak uzun zamandır hiç değiştirmeden kullandığım hatta cilt bakımı rutini haline gelen bir Clinique maskesi varki oda nemlendirici maske.Cildi hassas,kızarmaya ve nemsizlikten gerilmeye müsait ciltlerde hem yazın sıcak ve denizden,hemde kışın soğuk havadan oluşan kuruluk ve pullanmaya karşı birebir.Nemsiz cilt her daim sorun yaratıyor.Benim cildimde yanaklarım oldukça kuruyken t bölgem yağlı yani kurudan karmaya dönük bir cildim var.Yaz ve kış aylarında dönem dönem hep pullanıp kurumaya müsait hale geliyor,bende bu dönemlerde haftada bir kez mutlaka nem maskesi uyguluyorum.




Ürün renksiz,parfümsüz,kokusuz yapısıyla hipoalerjenik ve en hassas ciltler için bile kullanıma müsait.Yumuşacık hafif kaygan ve yağlımsı bir yapısı var.Cildin tamamına(göz çevresi hariç) iyice sürüp yarım saat kadar bekletiyorum,bu süre içinde cildim maskenin neredeyse tamamını emiyor!cildimde sadece parlak bir tabaka kaldığında ılık suyla yıkıyorum ve sanki tonlarca nemlendirici sürmüşüm gibi yumuşak ve nemli ama hiçte yağlı yağlı parlamayan cildim kendine geliyor.Ürünün ambalajında ani bir rahatlama ve toparlanma için sadece 5 dk bekletip yıkayın diyor,vakti olmayanlar için iyi bir alternatif.Diğer kullanım yöntemiyse 20 dk bekletip yıkamak ama be yarım saat bekletmeyi daha uygun buluyorum çünkü cildimde ne kadar çok kalsa o kadar iyi bir sonuç çıkıyor yıkayınca.


Normalde Clinique'nin klasik 3 adımlı bakım sistemi sonrası öneriliyor ancak ben cildimin kuru olduğu dönemlerde cildimi dahada kurutmayacak bir yüz yıkama jelinin ardından uyguluyorum,maskenin etkisinde bir azalma olmuyor.Ürünü ihtiyaç duyulduğu zamanlarda düzenli kullanmak çok önemli,yani bir kere yapıp bir sonraki uygulamayı 3 hafta sonraya ertelerseniz çokta faydasını göremezsiniz diye düşünüyorum.En az haftada bir uygulamayla ciltteki rahatlama ve nem oranındaki artış bariz olarak görülüyor.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Bioderma photoderm bronz brume


İşte nihayet yaz geldi! :) her nekadar güneşin zararlı etkilerini gayet iyi bilsemde bronz cilde bayılıyorum ve bu sebeple güneşleniyorum.Cildim beyaz bu yüzden fazla güneşlendiğimde güneş lekeleri,çiller vs oluşuyor.Benim gibi açık renk cilde sahip olanlar aslında güneşlenmemeli yada güneşten çok iyi korunarak güneşlenmeli.Ben eskiden en azından çil ve güneş lekesi olmasın diye güneşlenmeden 30 dk önce spf 50 faktör krem-losyon kullanırdım bu yüzdende bir türlü bronzlaşamazdım,koruyucu krem sürmesem bu seferde çil oluşuyor ne yapsam ne yapsam derken tam benlik bir ürünle tanıştım bioderma photoderm bronz spf 50.Bu ürün güneşe karşı yüksek koruma faktörü sağlarken cildi hızlı bir şekilde bronzlaştırıyor.O nasıl oluyor demeyin denedim gördüm gayette oluyor:)) Bu güneş koruyucu ürün bildiğimiz krem-losyon formatındaki koruyuculardan değil.Spreyli şişesinden yağ gibi ama yağdan hafif,kıvamlı bir sıvı çıkıyor.Bu sıvı hem güneşin zararlı etkilerine karşı yüksek koruma sağlıyor(böylece güneş lekesi,çil oluşmuyor)hemde cildin doğal bronzlaşma süresini hızlandırıp birde üzerine bronzluğun kalıcılığını arttırıyor.Ben bu ürünle güneşlenme sezonunu çoktan açtım:) şuan bronzlaşma yolunda hızlı ve emin adımlarla gidiyoruz.Bu arada bu fotoğrafı çektiğim gün terliklerimi evde unuttuğum için çimenlere çıplak ayakla bastım ve çimenlerin üzerindeki arılardan biri ayağımı soktu! o anda elimdeki güneş koruyucu,şezlong minderi,kitap ne varsa hepsini ayrı yere fırlatmışım :))) küçücük arının bu kadar can yakacağını bilmezdim.Bir haftada da koca ayak olarak gezdim.

Ürünümüze dönersek,hafif yağ kıvamında demiştim ancak bu ele yapışan yada ciltte vıcık vıcık kalan bir yağ değil tam tersine hızla emildiği için sürdükten sonra rahatsızlık vermiyor.İçinde oksitokrilen yok,suya dayanıklı ancak sudan çıktıktan sonra tekrarlanmasında yarar var.Bu arada güneş korumada yüze ayrı vücuda ayrı sürelen zahmetli ürünlerden pek hoşlanmıyorum,bu ürün hem yüze hem vücuda uygulanabilir hafiflikte olduğu için sivilce vs korkusu olmadan yüzede sürülüyor.Yazın güneş lekesi ,çil olmadan bronzlaşmak isteyenler için çok iyi bir ürün ;)

11 Haziran 2014 Çarşamba

Make up for ever lipstick


Bir önceki yazıda Sephora'dan aldığım Make up for ever cream blush'tan behsetmiştim,aynı alışverişte alınan yine MUF ürünü bir lipstick'le merhaba diyorum :)Bu ruju ilk denediğim anda tek kelime çıktı ağzımda ''waaooowww'' bu kadar güzel bir vişne çürüğü tonu olamaz dedim.O kadar sevdimki o anki makyajım bu renkte ruja hiç uygun olmadığı halde dudağımda denediğim ruju hiç silmeden güne devam ettim.Tonu hem açık renk tenlilere hemde esmerlere yakışacak bir renk.


Rujun yumuşacık,anında sürülen kaygan bir yapısı var.Uygulama konusunda hiç sıkıntı yok.Ancak bunun gibi koyu tonlarda ruj sürerken dudak hattının bozulmaması için aynı tonda dudak kalemi kullanmak daha iyi sonuç verecektir.Ben rujun doğal keskin hattını henüz bozmadığımda keskin tarafını kalem gibi kullandım bu yüzden ayrıca kaleme gerek kalmadı.Bu arada ruju,bir önceki yazıda olan cream blush'la kombinledim.Şeftali tonlarında allıkla güzel durduğu gibi bronz tonda allıklada harikalar yaratıyor.



Rujun pigmentasyonu çok yüksek,öyleki bir kere sürüp üzerine yemek yiyip bir şeyler içtiğim halde hala dudağımdaydı.Hatta gün içinde hiç tazelemedim,akşam eve geldiğimde ruj tabiiki hafiflemişti ama bu seferde dudaklarımda çok doğal bir vişne tonu duruyordu.

10 Haziran 2014 Salı

Make up for ever cream blush


Geçen gün Sephora'ya gittik,gittiğimizde aklımda allık almak hiç yoktu.Sadece ruj alıp çıkacaktım güya,ama Sephora'nın suları tehlikeli sular.Her nekadar bu sefer kazasız atlatacağım desemde Sephora kazazadesi olarak çıkmış buluyorum kendimi.Neden derseniz dolaplar dolusu kozmetik ve renkli kozmetik öylece beklerken hala almak niye? ama bu sefer kanıma annem girdi.Bak bunun rengi sana çok yakıştı,bak bu renk jokerdir hep sürersin diye diye nihayet aldırdı.Orda da söyledim anneme keşke seni make up for ever'da satış danışmanı falan yapsalarmış kesin satışlar ikiye katlanırdı diye.Bu rengi hiç beğenmemişken ve aklımda hiç allık almak yokken nasıl aldım bilmiyorum ama daha ertesi günü aldığıma o kadar memnun oldum ki bu sefer anneme iyiki aldırdın diye teşekkür ettim :))Neden iyiki aldım çünkü,renk benim gibi açık renk ciltlere cuk oturan doğallıkta ama bir yandanda ben burdayım diye kendini belli eden nefis bir renk.



 Ambalajda her ne kadar turuncumsu kırmızı gibi dursada az az uygulandığında koyu şeftali tonlarında bir renk çıkıyor.Krem allıkların bir çoğunda yaşadığım o ilk bir kaç saatte uçup gitme durumu bu allıkta hiçmi hiç olmadı.Saatlerce yüzümde ilk sürdüğüm gibi kalıp,tazeleme problemi çıkarmadı.Bende diyordum bu ambalaj küçücük ,2.8 gr bir ayda biter diye ama çok az miktarlarda kullanıldığı için sanırım bir kaç aydan fazla(her gün kullanıldığında)gider.Pigmentasyonu çok yüksek,bu yüzden minicik miktarlarda alıp uygulamak gerekiyor.


Normalde krem allıkları duo fibre fırçalarla uygulamaktan yanayım ama yeni taşındığımızdan benim ''kozmetik'' etiketli kolilerimin bir kısmı henüz açılmadı ve fibre fırçam piyasada olmayınca eskiden fibremi vardı diyip allığı parmaklarımla uyguladım.Gayet güzel,homojen bir görünüm aldı.Parmaklarımla uyguladığım için aslında eşit dağılmayacak nokta nokta kalacak diye korkuyordum ama o kadar yumuşak ve kaygan bir yapısı varki eşit dağılması için fırçaya hiç gerek kalmıyor.Aynalı kutusu sayesinde çantaya at,gerektiğinde şip şak kullan ürünlerden biri.




8 Haziran 2014 Pazar

Yves rocher green tea duş jeli


Selamlar umarım herkes iyidir :) bu gün blog'da bir çok ürününü severek kullandığım Yves rocher duş jeli bizimler olacak.Yves rocher'i sevmemin esas sebebi ürünlerinin çoğunun temiz içerikli olması aslında,yani paraben ve türevlerini içermeyen ürün seçeneklerinin bol olması en güzeli.Gerçi her zaman her üründe ürün içeriğinin temiz olup olmaması konusuna maalesef dikkat edemiyorum ama içerik temizse içim daha rahat kullanıyorum.Yves rocher bir çok şampuan ve duş jelinde bulunan zararlı kimyasal paraben'i duş jellerine ilave etmeyerek nede güzel bir şey yapmış öyle değilmi? :) Dünya bahçeleri serisinden olan bu duş jellerinin bir çok farklı türde ve kokuda ürünü var ancak blog'daki misafirimiz yeşil çaylı olanı.Yeşil çay içeriğinden dolayı diğerleri kadar şekerli ve güzel bir kokusu yok ama yeşil çay faydalı olduğundan dolayı bu duş jelide sevilenler arasında.İçeriğindeki temizleyiciler tamamen bitkisel olduğu için güvenle kullanılabilir.Serinin diğer ürünleri ise banyoyu misler gibi kokutacak kadar güzel:)diğer ürünlerede göz atmanızı tavsiye ederim.

5 Haziran 2014 Perşembe

Bioderma sebium gel moussant


Selamlar,nasılsınız? görüşmeyeli biz yeni evimize taşındık,baya yorulduk ama yorulduğumuza değdi :) son zamanlarda çok sık yazamamın sebebide bu yoğunluktu,işlerimizin bir kısmını yoluna koyduğumuza göre artık yazılar tam gaz geliyor:) Bioderma'yı çok sevdiğimi bilirsiniz.Bir çok ürününü denemiş blog'da da yer vermişimdir.Bu sefer  biodermanın sebium gel moussant yüz yıkama jeli bizlerle olacak.


Normalde yüz yıkama jellerini bu kadar büyük ambalajlarda görmeye alışkın değiliz ama bence Bioderma yüz yıkama jeli için büyük ambalaj kullanarak aslında bir çoğumuzun ihtiyacını karşılamış.Nasılsa her gün sabah akşam kullandığımız sık sık tüketilen bir şey,çabucakta bittiği göz önüne alınırsa gayet mantıklı ;) Ürün karma ve yağlı ciltlerin günlük kullanımı için üretilmiş 500 ml'lik ambalajında oldukça uygun fiyata satılıyor.Hatta şu aralar bazı satış noktalarında ürünü bir alana bir bedava şeklinde bulup ekstradan kara bile geçebilirsiniz.Ürün cildin yağ dengesini düzenleyip temizliyor.Ben makyajdan sonra misel solüsyonla temizleyip bu jelle yıkıyorum bu aralar oldukça güzel temizliyor.Hatta t bölgemi çok yağlı hissettiğim zamanda uyguluyorum uzun süreler boyunca yağlanma etkisini azaltıyor.İçerisinde sabun bulunmadığı için hassas ciltlerede oldukça uygun.

Hassas ciltlerde en büyük sorun kaşıntı ve kızarıklık oluyor,aslında bu kaşıntı ve kızarıklığın büyük kısmı sabun ve türevi içereklerden kaynaklı olduğu için bioderma'yla bu sorunu yaşamıyoruz.